Irak Türkmen Cephesi Telafer Temsilcisi Nebil Harbo ile şehrin tarihi, siyasi kimliği ve halkının beklentileri üzerine…

May 29, 2009 at 11:59 pm | Posted in Turkmens | Leave a comment
Tags: , , ,
Nebil Harbo Telafer ITCIrak Türkmen Cephesi Telafer Temsilcisi Nebil Harbo ile şehrin tarihi, siyasi kimliği ve halkının beklentileri üzerine… HARBO: “ TELAFER’İN VİLAYET OLMASI TÜM IRAK’IN ÇIKARINADIR” 

Irak’ın ve Ortadoğu’nun en büyük ilçesi Telafer’de Türkmen siyasi hareketi giderek güçleniyor. Son yerel seçimlerden birinci parti olan Irak Türkmen Cephesi’nin Telafer Kuzey Bölge Temsilcisi Nebil Harbo ile Ortadoğu Uzmanımız Bilgay Duman ve Editörümüz Burak Bilgehan Özpek bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide Telafer’in ve Telafer Türkmenlerinin mevcut durumu ve gelecekten beklentileri konuşuldu.

 

ORSAM: Telafer’in Irak ve Türkmenler açısından önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Nebil Harbo: Tarih çalışan herkes, Irak kurulduğundan bugüne kadar, Irak’ta birinci milletin Araplar, ikinci milletin Kürtler, üçüncü milletin de Türkmenlerin olduğunu bilir. Amerikan işgalinden birkaç gün önce Saddam’ın yakın bir adamı dedi ki, ‘Irak’ta en muhlis millet, sadık bir şekilde çalışan millet Türkmen milletidir.’ Sadık olmamızın nedeni ise karşımızda kimsenin duramamış olması, Irak’a zarar verecek kimseyi bu ülkeye sokmamış olmamız ve Irak için çalışmamızdır. Türkmen milleti 1920’den Saddam’ın son günlerine kadar çok eziyet gördü. Büyük baskılar altında yaşadı. Kültürünü, dilini, dinini kullanamadı. Kendi dilinde okuma yazma yapması yasaktı. Kimliğini belli etmesi yasaktı. 1977’de Telafer’de bir oyun oynandı. Saddam 1979 seçimlerinde, “Telafer Araplaşsın” diye bir karar verdi. Nitekim bundan önce de “Kerkük tecrübesi” yani Kerkük’ün Araplaştırılması süreci vardı. Oradaki aydınlar ve akıllı insanlar, ‘Gerekirse Saddam’a aşiretlerimizin Arap olduğunu söyleyelim. Hatta kendimizi Araplara bağlayalım ama topraklarımızı Araplaştırma kararı verilmesin, Telafer Araplaştırılmasın’ dediler. Neticede Telafer’deki Türkmen aşiretleri bir araya geldi ve kendilerini nüfusa Arap olarak yazdırma kararı aldılar. Böylece Saddam’ın başka yerlerden Arapları getirmesini engellediler. O dönemde aşiretler birkaç yerde yemekler düzenlediler ve kendilerini Arap olarak ilan ettiler. Bu durum Saddam’a bildirildi. O zaman Saddam, bunlar Arap ise kendilerini Arap görüyorsalarsa, Telafer’de Araplaşmanın gereği yoktur dedi. Hemen ardından birkaç karar çıktı. Okullarda ve kurumlarda Türkmen dilinin kullanılması ve Türkmen kültürünü yansıtan hakların kullanılması yasaklandı. Çünkü biz kendimizi Arap olarak kaydettirmiştik. Bu durumun bize verdiği bir eziyet vardı ama faydaları da çoktu. Her şeyde önce Telafer kendini korudu. Çünkü dışarıdan kimse gelmedi. Irak’ın en büyük ilçesi olan Telafer 400 bin nüfuslu bir ilçedir. İçinde Arapça konuşan veya Kürtçe konuşan kimseyi bulamazsın. Yani Telafer bir Türkmen şehridir. Saddam döneminde çok eziyet gördük ama bu bizde bir milli bilinç kazanımı sağladı. Saddam’ın düşüşünden sonra, Amerikan askerinin girdiği son şehir Telafer’di. Telafer 9 ay hükümetsiz kaldı. Ne kaymakam, ne ilçe meclisi, ne de polis müdürü, hiçbir şey yoktu. Aşiret sistemi dâhilinde, bütün aşiretler bir şura meclisi kurdu. Bütün Irak’ta şehirlerde ofisler yağmalandı, ya da yandı. Telafer’de böyle şeyler olmadı. Bankalara kimse girmedi. Bizim şehrimiz Telafer’de ne bir şey çalındı ne de bir çatışma oldu.

 

Continue Reading Irak Türkmen Cephesi Telafer Temsilcisi Nebil Harbo ile şehrin tarihi, siyasi kimliği ve halkının beklentileri üzerine……

Blog at WordPress.com.
Entries and comments feeds.