Irak Anayasasında Kerkük Çıkmazı, Erşat Hürmüzlü

October 14, 2013 at 1:34 am | Posted in Turkmens | Leave a comment
Tags:

Irak Anayasasında Kerkük Çıkmazı

Haber – Türkmeneli
2013-10-08

Kim demiş bir millet yok olmaz!!!

Erşat Hürmüzlü

Irak 2003 işgalinden sonra 2005 yılında kaleme alınan Anayasa demokratik normları esas alacak yerde bazı katmanların ötekilerin hesabına kazanım sağlanması tuzağından kurtulamamıştır.

Anayaslar tabi ki bir sosyal sözleşmedir ve halkın tümüne hitap eder, herkesi veya azından ezici çoğunluğu tatmin edecek çözümlerden yana olur. Yazılan anayasa bu esaslardan yoksun ise devamlılığı tartışma konusu olur ve halk tarafından benimsenmez.

Irak anayasası da paralel olarak iki çizgiyi temel almıştır. Bir taraftan temel hak ve özgürlükleri teminat alma çabasına gayret ederken bazı kesimlerin gerçekten inanmadığı prensiplere yer vermiştir. Ancak Birleşmiş Milletler İnsan hakları prensiplerinin kabul edildiğinin kabulü ve korunması şartı kabul edilebilir ve kısaca bunlara temas edilebilirdi. Halbuki bu metin Anayasalarda temas edilmesi lüzumu olmayan ve normal yasalara konu olan hükümleri sıralayarak fazla detaya girmiş, bazı hükümlerin de ayrıca yasalarla tanzim edilmesi zaruretine işaret etmiştir.

Kerkük Konusu:

Irak Anayasası Irak Kürdistan Bölgesi vasfıyla kuzey bölgesinin taleplerine de açık olmuş ve bu bölgenin çıtayı yükselterek taleplerini içermiştir. Kürt liderler demografik konum değiştirilerek yeni bir durum ihdas ettikten sonra referandum yapılması talebinde ısrarcı olmuş ve bunu anayasaya eklemeyi başarmıştır. Ayni kadrolar yetmişli yıllarda muhtariyet müzakereleri yapıldığında referandum fikrine şiddetle karşı çıkmışlar, konun uzlaşı yoluyla çözülmesini istemişlerdi.

Bu grup kalıcı Anayasanın hazırlanması için kurucu meclisin teşkili için yapılan ilk seçimleri boykot edeceklerini açıklamışlardı. Buna gösterilen sebep Kerkük’e sonradan göç eden yandaşlarının ve yeni yerleşim bölgelerinin hesaba alınmayacağının doğuracağı kötü beklentilerdi. O zamanın yaetkilileri bu talebe boyun eğip sonuç garantiye alınınca boykottan vaz geçilmiş ve seçımlere katılım sağlanmıştı.

140. Maddenin hikayesi

Irak anayasası 140. maddesinde daha önce ilk aşamada yayınlanan Geçici Devlet İdaresi Yasasındaki 58. maddede ele alınan hükümlerin yerine getirileceğini ifade ediyor. O maddenin C fıkrasında “adalet kurallarından” ve” o bölge sakinlerinin iradesine uyulması” gereğinden bahsetse de 140. maddeye o bölge sakinlerinin iradesi değil referandum kondu.

Malum olduğu üzere 140. Madde, anlaşmazlık bölgelerinde normalleştirme, nüfus sayımı ve referandumun yapılmasını, bunun komple bir süreç olduğunu ve 31.12.2007 tarihinde bu sürecin bitirilmiş olduğunu ön görüyordu.

2007 yılı sonuna kadar bu çalışmalar ve referandum yapılmadığı için ve Anayasa maddesinin bir yasayla değil yine de Anayasa tadilatıyla yapılabileceği için bu maddenin fiili uygulanma şansı ortadan kalkmış oldu.

İlk yasada ihtilaflı topraklar terimi yerine de “ihtiaflı bölgeler” terimi kondu.. Bunun tek sebebi eskiden Kerkük ilinden ayrılıp tamamıyla Kürt olan Süleymaniye iline bağlanmış olan Kürt yerleşim bölgelerinin tekrar Kerkük’e iade edilerek referanduma Kerkük olarak katılımlarının sağlanmasıydı. Bu “zekice” hareketi yapanlar Kalıcı Anayasaya aktarılmış olan 53. maddenin A fıkrasında açıkça yer verilen ve Kürdistan Bölge hükümetinin Kerkük dahil 6 ilde sadece 19 Mart 2003 tarihinde kendilerince idare edilen toprakları kapsadığını belirtmektedir. O bakımdan Çemçemal ve Kelar gibi ilçelerin “ihtilaflı bölgeler”kavramının dışına çıkarıldığı açıktır.

Kerkük’ten göç ettirilenler:

2003 tarihinden sonra dalga dalga Kerkük’e “geri dönüş’ yaptıkları söylenen ve seçimlere ve daha önemlisi olası bir referanduma katılımları sağlanmak istenen Kürt kökenli grupların adedi hakkında devamlı tartışmalar yaşandı. Yüzbinleri bulan bu grupların gerçek adedini öğrenmek aslında kolaydı.

En fazla göç ettirme ve Araplaştırma politikalarının yaşandığı 1985- 1988 yılları arasında Kuzey Bölgesi idaresinden sorumlu Komisyon Başkanı Taha Yasin Ramadan’a Tamim (Kerkük) valisinin gönderdiği raporda aynen şöyle deniliyor:

– Yasaklı köylerden güvenlik gerekçesiyle 19 146 kişi göç ettirildi.
– 96 533 şahsın Kerkük nüfus sicillerindeki kayıtları Erbil’e aktarıldı.
– Güvenlik açısından mahzur teşkil eden petrol tesisisleri yakınlarında barınan 2405 ailenin yeri değiştirildi.
– – Başka bölgelerden getirilen Arap ailelere 8250 arsa ve 1112 konut tahsis edildi.
Rapor özet olarak 51 862 Arap vatandaşın bölgeye getirildiği ve sadece 18 096 Kürt vatandaşın Kerkük’ten ihraç edilmiştir. Bu arada şunu da ilave etmek lazım ki Kerkük dışına gönderilmiş olan bu vatandaşlar 1967 nüfus sayımında Kerkük’te olmayanlardır. Petrol tesisileri yakınlarında olanlar ve yerleşim yerleri değiştirilen vatandaşlar ise Kürt değil Türkmen köylerindendir.”1”

1998-1999 yılları arasında yapılan ikinci bir hamlede ise Kerkük dışına çıkarılan Kürtler (ve bir kısmı Türkmen olan vatandaşların) sayısı 10 000 kişi olmuş ve il sınırları dışına çıkarılan ailelerin sayısı bin aile olmuştur.”2”

2003 yılına kadar Kerkük dışına çıkarılan Kürt, Türkmen ve öteki milletlerden olanların sayısını 120 000 kişi olarak kabul eden Kürt yazarlar da buna açıklık getirmiş”3”, ancak 2003 yılından sonra bu gerekçelerle yüzbinlerce Kürt kökenli vatandaş Kerkükée geri dönüş projesine tabi tutulmuştur. Bunların çoğu derme çatma binalara veya hükümet tesisleri, stadyumlar ve ordu tesisilerine yerleştirilmiştir. El konmuş evi veya eskiden sakin olduğu yeri olmayan bu grupların bir kısmı ilk defa Kerkük’ü görüyordu.

Uluslararası teşkilatlar da bu konuya eğilmiş ve İnsan Hakları Gözlem raporu da 2003 yılına kadar Kürt, Türkmen ve Asurilerden kuzeye gönderilenlerin sayısının 120 bini geçmediğini, az miktarda bazılarının da Güneye sürüldüğünü açıklamaktadır.”4”

Yeni Irak’ın kurtuluş yolu:

Yeni ve medeni bir Irak’ın tekrar yerini bulması için aslında yapılacak tek şey İnsan haklarına saygılı normlara geri dönüşten ibaret olacaktır. Irak’ın ilk anayasası 1925 yılında yayınlanmış ve orada sadece Devletin resmi dili olarak Arapça gösterilip öteki katmanların da dillerinin saygınlığını koruyacağı hükme bağlanmıştır.

80 yıl sonra 2005 anayasasında ise etnik referanslara 25 defa yer verilmiş ve vatandaşlık olgusu geri plana atılmıştır. Bunun düzeltilmesi ve her vatandaşın onurlu bir şekilde kendi vatanında yaşamasının temini yine Irak vatandaşlarının elindedir. Bu normlara dönüş olacaksa Irak karanlık bir gelecekten de kurtulmuş olur.

‘1’: Bu belgeyi Hıristiyan bir vatandaş olan Luna hanım Kerkük Vilayeti binasında bulmuş ve açıklamıştı. “ The Assassins’ Gate- America in İraq” George Packer, Ferrar, Straus And Giroux, New York, 2005 S. 347-348

‘2’ David McDowall, The Modern History of the Kurds, Turkish Edition, Doruk- Ankara, s. 520

‘3’ Kerim Yıldız, The Kurds in İraq, Pluto Press, London 2004, s.54

‘4’ Human Rights Watch, “ The İraqi Government Assult on the Marsh Arabs”
A Human Rights Watch Briefing Paper, Newyork, January 25, 2003

Leave a Comment »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Blog at WordPress.com.
Entries and comments feeds.

%d bloggers like this: