Irak Türklerinin, Dil, Kültür, Edebiyat varlığının dünü, bugünü

August 24, 2011 at 12:35 pm | Posted in Turkmens | Leave a comment
Tags:

 

Irak Türklerinin, Dil, Kültür, Edebiyat varlığının dünü, bugünü

Araştırma

Yazan: Sadun KÖPRÜLÜ

 

Irak’ta Tarih öncelerinden yaşamakta olan, ve büyük bir çoğunluk

Oluşturan Irak Türkleri bugün Irak’ın kuzey, Güney, Batı, Doğusu

Kerkük şehri Erbil, Musul, Altunköprü, Telafer,

Tuzhurmatu,Tazehurmatu, Kifri, Diyala,

Hanekın, Vasit, Hilla, Necef, Kerbala, Bağdat, Yusufiya, Rumadi, Süleymaniye, Nasiriya, Basra ve birçok şehirlerde, ,ilçe, köylerde yaşayan Irak Türklerin

kültür, edebiyat ve sanat merkezi sayılarak, temiz kutsal toprakları olarak

(Türkmeneli) diye

Tanınmaktadır.

 

Irak Türkleri Kerkük, Musul’un batısında yer alan ve nüfusları yoğun

Olarak önemli bir yerleşim merkezilerinden Telaferden, Bağdat’ın güneybatısına

Uzanan Irak Türkleri bu topraklarda tarih öncelerinden yaşamaktadırlar.

 

Bu toprak,

yerlerimizde Musul, Erbil, Altunköprü, Tuzhurmatu, Kifri, Şebek,

Kara, Akkoyunlu, Karagol, Karakol,

Bayat, Kalender, Zengene, Kakai, Dedeler, Salihi, Bayraktar, Neftçi, Avcı, Haydarı, Köprülü Zade gibi aşiret,

Oymakları, Türk boyları, aileleri Irak’ın güney, kuzeyinde, batısında, doğusunda

Yaşadıkları yöreler gibi birçok köy, il, ilçe, kasaba, bucaklarda bulunmaktadır.

 

Irak

Türklerinin yaşadıkları topraklar büyük coğrafyayı kapsayarak, önemli petrol

Yataklarını içermektedir ve Irak’ın ekonomisinin şah damarını oluşturmaktadır.

Ayrıca Irak Türklerinin kutsal yerleri, veremli toprakları zengin, bereketli tarım arazileri

Ülkeye dehada fazla gelir elde etmektedir.

 

Irak Türklerinin ekonomik, petrol zenginlik geliri yanında, Kültür, Edebiyat, sanat

Konusu bir başka özellik taşmaktadır, Irak Türkleri tüm iktidarlar, dikta rejimlerinin soykırım, katliam, asimilasyon,

Baskı, işkencesine maruz kalarak, öz Türkçe dillerini özgürce konuşmak, öğrenmek

İçin dergi, gazete kitaplar uzun yıllar

 Yasaklanmıştır.

 

Irak Türklerinin ekonomik, petrol zenginlik geliri yanında, Kültür, Edebiyatı konusu da

Başka bir özellik taşmaktadır.

 

Irak Türkleri tüm iktidarların, dikta rejimlerinin

Baskılarına karşı Türkçe eğitim görmeden, her dönemde yasaklılık uygulanmıştır,

Tüm baskı, işkencelere rağmen, Irak Türkleri Türkçe okumayı, öğrenmeyi özel olarak,

Kendi kendilerine gizli olursa bile öğrenmişlerdir, Türkçe dillerini, gelenek,

Göreneklerini folklorlarını, kültürlerini, milli politika tarihlerini, bilmece, bulmaca,

Deyimlerini, çocuk oyunlarını, ninnilerini, atasözlerini yorularak, çalışarak kendi

Yetenekleri ile günümüze kadar yetirmişlerdir.

 

Bu parlak verimler bizimle yaşayarak halk dilinden coşarak, aile içinde yerleşerek

Atalardan ana, babadan, dedelerden çocuklarına, oğullarına geçerek, bugüne kadar

Yaşamaktadır.

 

Baskılı, korkulu dönemler okullarda öğrenim olmadan, hiçbir Türkçe

Kültür kurumunun olmaması dolaysıyla, iktidara gelen rejimlerin, özellikle 35 Saddam

Baas Partisi döneminde sansür uygulanmıştır ve Türkçe eğitim, türküler, şarkılar

Türkiye Türkçesiyle konuşmak bile yasaklamıştır, bu baskılara, idam, hapishanelere

Rağmen, Irak Türkleri kendi dilini, edebiyatını milli siyasi tarihini kanıyla, canıyla

Savunarak, koruyarak sürdüre bilmiştir ve her bir alanda aydın, politikçi, kültürlü,

Yetenekli şairler, yazarlar, araştırmacı, ressamlar, hattatlar ve müzisyen ses

Sanatkârları büyük adamları yetiştirmekle, güzel içli hoyratları, şiirleri

Dünyaca tutulup sevilen Halk

Türküleri her

Yerde tanınmakla dillerin destanı olmuştur.

 

Irak Türklerinin Halk Edebiyatı bütün kesimler tarafından tutularak, ön planla

Çıkmıştır, böylece yüzlerce yetenekli kültürlü, edebiyatçılar, her bir çağda önemli

Verimlerini, ürünlerini milletimize sunmuşlardır.

 

Irak Türkleri tarihten önce, tarihten sonra günümüze kadar büyük bir millet olarak, her

Türlü alanda ilerleyerek, uygarlık, demokrasiyi severek, zengin, varlı kültürüyle, edebiyat,

Sanatıyla içli şairleriyle, milli duygulu hoyratlarıyla, ses sanatkârları ile şarkı, türküleri

İle tanınarak, değer kazanmaktadır.

 

Irak Türkleri parlak, üstün sağlam, temiz,özveri

Geçmişiyle büyük devletler, beylikler kurarak,

Kahramanlıkla, yiğitlikle tanınarak, halk edebiyatı, kültür sanat alanında çok sayıda

Şairler, yazarlar, ses sanatkârları yetirerek örnekleri günümüze kadar varlı canlılığını

Yaşatmaktadır.

Yetenekli gençlerin,

Ağabeylerimizin üstün çalışmalarıyla tarhımızı, milli davamızı koruyarak ilerleme sağlamaktadırlar.

 

Irak Türkleri Türkçe konuşma, halk deyimleri dilinin zenginliğiyle anlatması, tüm Türk

Dünyasının görüşlerine bağlı olarak, dini inanç, milli görenek, geleneklerine bağlılıkla

Irak Türk hikmet dolu sözleriyle, annelerinin çocukları için söylemiş olduğu ninnilerini,

Yaktıkları ağıtları daha birçok temaları, bütün iç gönül coşkusuyla heyecan dolu halk

Edebiyatımız kuşaktan, kuşağa dile getirmektedirler.

 

Irak Türk Halk edebiyatımızın tek ürünleri milletin yaşadığı birçok olaylardan,

Sevinçlerden, üzüntülerden, baskılardan, acı, işkencelerden, savaş felaketlerinden,

Salgından, idam, hapishane üzüntü, özlemlerden ve Türk milletinin elde ettiği başarı

Utkulardan kaynaklanarak, altın değerinde sözlerle işleyerek ve alanda canlandırmıştır.

 

Bu deyimler edebiyat

Örnekleri atasözlerimiz, hoyratlarımız, dörtlüklerimiz halkın ağzında söylenerek,

İncelenmiştir, tarih boyunca yerini alarak, değerini kazanmaktadır.

 

Kültür, Edebiyatımız

Üstün dengesini

Bularak, günümüze kadar yaşlı annelerimizin, dedelerimizin ağzından tüm halk

Ürünlerimiz derlenerek yaşamaktadır.

 

Irak Türk halk edebiyatı anne, babaların, nine, dedelerinin yaşlıların düzgün biçimde

Düzülmüş şiir, hoyrat gibi Türk dilerimizden dünlerimize, bugünümüze ulaşarak, bir

Zengin varlı edebiyat kaynağı olarak yazı dilimizde yer almakla büyük Türk edebiyat

Yazarları halk şairleri tarafından bizlere ulaşarak, iki tür edebiyatta bölünmektedir.

Bir yazılanlar iki söylenenler dillerde ezberlenerek kalanlar.

 

Eskiden atalarımız tarafından söylenen dillerden dilimize gelerek halk edebiyatımız,

Düzenli düzülerek şiir gibi tarzlarda işlem yaparak uslarda kalmak üzere günümüze

Kadar yetişmiştir. bu ürünleri, insanlar, milletler tarafından ilgi görerek, önem

Taşmaktadır.

 

Hoyrat, dörtlüklerimiz yedi heceli olmakla, Kerkük, Erbil, Telafer,

Altunköprü, Kifri, Hanekın,

Tuzhurmatu,

Tazehurmatu

Bayat köyleri

Gibi Türk yerlerinde beşik başında

Çocukları büyütmede söylenen maniler dörtlüklerdir

Bu verimli ürünler Irak Türklerinin tanınmış bir tür halk edebiyatıdır.

 

Bugün eski

Türkülerimizde kullanan, söylenen sözler anne dilerimizde kullanan temiz Türkçe

Sözlerdir ve düzenlenen, söylenen şiirlerle söylem türkülerimiz tam olarak, bir düzen

Biçimi almaktadır, bu sözlerde türkü, şarkılarımızda içli olarak, söylenmesinin tek

Nedeni Irak Türklerinin günümüze kadar yaşamız oldukları acı durumlarını, acı işkence,

Çile, baskı özlemlerini  yarınların varlıklarına yansıtmaktadır.

 

Büyük Osmanlı İmparatorluğundan

Günümüze kadar Türkler hiçbir mutlu, sevinçli özgür gün görmediler, Söylenen dilden,

Dile gelen halk edebiyatımız, dert, acı, çile dolu ürünler olarak, yerli uslarda,

Kafalarda

Kalarak,

Çok iyice ses sanatları tarafından kullanarak, tutulmaktadır, bu ürünler milletimiz

Arasında ilgi çekmektedir, önem taşmaktadır.

 

Bu hoyrat türkülerimiz Irak Türklerinin

Halk edebiyatının altyapısını oluşturarak, Eski halk türkülerimizde kullanılan ve yaygın

Düzenli olarak söylem, kafiye, ölçü düzen biçimi sağlayan en çok yedi heceli mani,

Cinaslı hoyratlarımızdır, dörtlüklerimizdir.

 

Ayrıca şiirlerimizde sekiz, dokuz, on ve en yaygın olan on bir, on dörttür, on altı heceli

Ürünlerle şiir türleri de

Görünmektedir.

 

Irak Türkleri çocuk halk edebiyatına çok önem vererek folklor dünyasını aşarak birçok

Çocuk şarkı, manileri, türküleri, oyunları, tekerlemeler, ninniler, masallar, okşamalar,

Hikâyeler, güzel şiirlerle süslenmektedir

 

Irak Türklerinin çocuk halk edebiyatı, folklor eskiden ön sırada görünmekteydi, şimdi

Bunların yerlerini bilgisayar, televizyon öteki araçlar almaktadır.

 

Hiçbir dünya yüzünde eşi bulunmayan Irak Türklerin halk edebiyatının tek kimliği

Sayılan hoyratlarımız, Irak Türk halk şiirinin en güçlü, önemi anlam taşan örneğidir.

 

Hoyrat söylenen bu halk edebiyatımızın türü en önemlisi eskiden okul görmeyen

Yaşlılarımız tarafından söylenen hoyratlardır,

Çok büyük anlam derin bilgi her türlü özellik taşmaktadır.

 

Hoyratlarımız yedi heceli olarak, 1, 2,

ve 4, dizelerinin kafiyeli olarak 3cü mısra kafiyesizdir, en çokta hoyratlarımız cinaslı

Olmaktadır, birkaç anlam taşmaktadır ve karşılıklı olarak birkaç kişi tarafından ayni anlamda söylenmektedir. Ayrıca karşılıklı

Kadınlarımızda yerine göre anlamlısını söylemektedirler.

 

Cinaslı hoyrat yanında ayrıca

Bir tür

Hoyratta cinaslı olmayarak mani dörtlükleridir.

Bugün hoyratlarımız Irak ve dünyada

Tanınmaktadır ve Irak Türklerinin ağzında hoyrat, makam ile söylenerek

Tanınmaktadır bu makamlardan Bayat, Nihavend Saba, Rast, Urfa Divanı, Deşt,

Muhalif, Sigah makamı ve bilindiği gibi birçok makamlarda yerli şivede mayan

Okunmaktadır, Özgünlük, özlem dolu uzun havalar biçiminde yirmiden fazla değişik

Makam, hoyrat usulleri ile büyük tanınan ses sanatkârları tarafından okunmaktadır.

 

Okunan makam ile birlikte

Hoyrat usullerinden Kesik, Beşiri, Korda, Yetimi, Deli Hasan, Yolcu, Muhalif,

Nöbetçi,

Karabağlı, Kızıl, Ömergele, İskender gibi bu hoyrat usulleri eski güzel sesli Irak Türk Ses

Sanatkârları güzelcesine makama bağlı olarak okumaktadır.

 

Aynı zamanda

makamdan, hoyrattan sonra ayni makamla türkü, şarkıda söylenmektedir. Tanınan

Hoyrat, makam, türkü, şarkı ses sanatkârlarımızdan. Mehmet gül boy, Şaltah, Reşit

Güle Rıza, İzzettin Nimet, Molla Taha, Molla Abut, , Sime berber, Sıdık Bende Gafur,

Faik Necar, Mustafa Kalayı, Fetrettin Ergeç, Cemil Kapkapçı, Şevket Erbil’li, Rıza

Abu, Şükür Hanzad, , Haydar Erbil’li, Topal Hama, Şükür Bağvan. Ali Hama Saka

Günümüzde tanınan ses sanatkârları ise Rahmetli

Heba, Abdul Vahit Küzeci, Kerkük Kızı,

Abdulrahman Kızılay ve

Yaşar Mustafa Kemal, Fethullah Altun ses, Mehmet Kuzeci, Talat Sönmez, Salim

Fetah, Ali Kalalı, Mehmet, İbrahim Rauf, Tehsin Kerkük oğlu,

Zeynep Demirci , Satıh,

Zühdi Köprülü, Yasin Yahya, Mehmet Kasım, Sami Celali, Rıyaz

Kahraman, Hamit Tuzlu, Ali Bena, Ercan Şehab Ahmet, Mehmet, Yaşar İzzettin

Nemet, Hasan Necar, Mehmet Ahmet Erbil’li, Behçet Gamgin, Yılmaz Erol, Yunus

Hattat, Abid, Sinan Köprülü , Necdet Kifirli,Küçük Ömer,

Abdulrahman Gör ses ve başkaları

 

Irak Türklerinin Hoyratlarında milletimizin iç duygulu gönlünü coşturan güzel

Dünyasıyla bağlantı kurarak geçmişe, geleceğe özlem, acı, üzüntü duyarak, hayal

Kırıklığı, pişmanlığı, aşk, umudu, dileği, arzusu, sevinci, özleyişi, bekleyişi, bayrak,

Toprak sıla, vatan, millet çile acısını yansıtarak söylenmektedir.

 

İçli

Esinler gönül sevgi duyguyla

Gönülden, gönüle

Gelerek, yerleşerek

yazılmaktadır..

 

Hoyratlar cinas sanatını işleyerek, türlü anlamlar taşıyarak, güç vererek, birlik,

Beraberlik uygulayarak, umutlar peşinde koşmaktadır.

 

Hoyratlarımızda

Bitişen cinas

Tamamlanan cinas, birleşen, eksik cinaslarda vardır, Halk Hoyratlarımız edebî

Deyimleri, Görüntüleri gelenek, görenek, bilmeceler, atalar sözü, Fıkraları, iyi,

Kötü duaları

Beddualar, dilek ve arzuları, acıları, çileleri günümüzde milli konuları toprak, Mücadele,

Vatan, gurbet, bayrak, millet konuları güzel gündeme getirmektedir,

Birçok milletler

Tarafından ilgi çekmektedir.

 

Irak Türklerin kültür, edebiyatı tüm baskılara, haksızlıklara, işkenceye rağmen edebî

Ürünler vermeye canını, kanını vererek, milli davasını sürdürerek, çok sayıda büyük

Yazar, kültür adamları yetenekli şairler yetirmişlerdir, her bir dönemde, ölüme baskıya

Karşı durarak, Türkiye’de edebî akımları büyük yazar, şairlerin yapıtlarını okuyarak,

Kendisini geliştirmeye çalışarak, milli yolundan, ataların izinden saptırmadan,

Tarihlerine, dillerine sahip çıkmışlardır.

 

Irak Türklerinin zengin edebiyat, kültürünü, türkülerini dünyanın her yerinde tanıtılarak

Yaymışlardır. O dönemlerde eski göreneklerinden, gelenekten kopmayarak çok

Başarılı denemeler beğeni kazanarak milli görevlerin başarmışlardı.

 

Irak Türklerinin edebiyatında şiir alanında öz be öz Türkiye Türkçesi ile sadeleşme ve

Yenilik hareketlere önem verilmiştir, Arap Farsça sözcülerin yerine Türkçe tümceleri

Sözcüleri seçerek kullanmaktadırlar, böylece Irak Türkleri Aruz eski edebiyat yerine

Türk hece tarzını yedili, sekizli on birli heceleri kullanarak, bunun yanında tüm

Edebiyat türlerini başarmaktadırlar.

 

Eski aruz klasik edebiyatımızda Fuzuli, Ruhi

Bağdadı, Nesimi Bağdadı,

Kabil, Nevruz kedim, Hicri Dede, Mehmet Sadık, Nazım Refik Koçak, Hıdır

Lütfi, Mehmet Rasih Öztürkmen, Osman Mazlum gibi şairlerimiz ön sırada göre biliriz.

 

Eskiden olduğu gibi, bugünde baskılara karşı eski Türkçe olarak yayınlanan birçok

Dergi, gazetelerimizde edebî yapıtlarımız, şiirlerimiz, yazılarımız, öykü, Roman, oyun

Ve tiyatro, piyes, çocuk edebiyatımız yaşayarak canlanmaktadır.

 

Irak Türklerinin

Edebiyat, kültürü, dili eski dönemde olduğu gibi, Osmanlı döneminde yayınlana gazete, dergi, kitaplarda yer alarak

1958 tarihinde Beşir gazetesiyle

1959 da kurulan bir saatlik Türkçe yayım yapan Bağdat Türkmen radyosu ve

Bağdat’ta kurulan Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın aylık edebî, kültür (Kardeşlik) dergisi

Yayın hayatına geçmesi Irak Türklerinin edebiyat, kültür tarih açısından en önemli bir

Dönüm noktası sayılmaktadır, çok büyük yazar, şairlerimiz yazdıklarını bu milli

Davamızı ilk defa olarak canlandıran Kardeşlik dergisi olmuştur.

 

Böylece kıyıcı

Saddam önde gelen liderlerimiz Albay Abdullah Abdulrahman, Dr Necdet Koçak, Dr

Rıza Demirci, Adıl Şerif’i idam emekle bu büyük milleti susturur diye baskılar, idamlar,

Hapisler uygulamasına karşı dilimizi, kültürümüzü, edebiyatımızı gizli olursa bile

Öğrenmeye çalışarak, yorularak çok sayıda şairler, yazarlar, kültürlü aydın

İnsanlarımız tüm baskıyı aşarak, ölümden korkmadan milli davalarına devam ederek,

Türkçe dillerini

Korumuşlardır.

 

Kardeşlik dergisi çıkışından bu yana büyük baskı dönemlerinde bile gençler ve yeni

Yetişen kuşaklar için büyük bir anaokulu sorumluluğunu üstlenerek, milli görevini

Yerine getirmiştir,

 

Kardeşlik ocağında çalışanlar Mehmet Haç İzzet, Şehit Abdullah

Abdulrahman, şehit Dr Rıza Demirci, Abdulkadir Süleyman, Celal Nakip, Avukat

Habib Hürmüzlü, büyük Ses sanatlarımız Fahrettin Ergeç, Dr Ali Merdan, Dr Enver

Merdan, Hakkı İsmail, Tehsin Behçet, Fuat Hamdı, ve başkaları hepsi birden dava

Adamları gönüllü mücadeleci Türkler idiler, dergide yazanlarda Ata Terzi başı, Ali

Maruf Tuzlu, Vahdettin Behaddin, Fazıl Mehdi Bayat, Muhsin Behçet Köprülü, Hani

Sahip Tuzlu, Mevlit Taha Kayacı, Mehmet İzzet Hattat, Hasan Görem, Mustafa Reji

oğlu, Mehmet Bayat, Dr Rıza Demirci, İhsan Vasfi, Mehmet Hurşit Dakuklu,

Reşit Ali Dakuklu, İsmail Sert Türkmen, Nesrin Erbil,

Sadun Köprülü, ve başkaları,

 

Kıyıcı Saddam döneminden sonra mücadelesine devam

eden Kardeşlik dergisi bugün mücadelesini şair Mehmet Ömer sürdürerek

Nusrat Merdan, Adnan Sarı Kahya, Kasım Sarı Kahya, Hamza

Hamamcı, Aydın Kerküklü, Faruk Köprülü, Ekrem Kerküklü, Sabır Demirci ve

Başkaları.

 

Kıyıcı Saddam döneminde baskıya uğrayan Bağdat Kardeşlik dergisi

Türkiye İstanbul’da Kerkük vakfı tarafında sayın ağabeyimiz İzzettin Kerkük, Dr Suphi

Saatçi tarafından Kardeşlik dergisi yayınlanmıştır, yazarlarımız Erşat Hürmüzlü, Acar

Okan, Dr Mahir Nakip, Refet Yolcu, Aziz Kadır,

Samancı, Dr Nefi Demirci,

ve

Başkaları. ayrıca uzun süreden Sayın ağabeyimiz Dr Nefi Demirci tarafından Kerkük

Dergisi İstanbul’da yayınlanmıştır bir süre Ankara’da Dr Ekrem Pamukçu, Dr Aydın Bayatlı, Dr Hişam Köprülü

Savaş Avcı ve Irak Türkleri Ankara Şubesi Derneği tarafından yayınlanmıştır,

Ayrıca 1972 tarihinde Dr Nefi Demirci Kerkük bültenini yayınlamıştır.

 

Bunlara benzer dergi, gazetelerimizde yayınlanan birçok kitaplarda Irak Türklerinin

Edebiyat, Kültürüne, sanatına önen verilmiştir.

 

Türkmen radyosu ve Saddam

Döneminden sonra yerli radyo, Televizyonlar ve Türkmeneli uydu Televizyonu bu

Kutsal görevini dilimiz, edebiyat, kültürümüz yolunda, Türkçe okullarımız milli

Görevlerini mücadelesini üstün başarıyla sürdürmektedirler. Ve birçok önemli programlar yayınlanmaktadır.

 

Irak Türklerinin

Edebiyat yeni anlayışı günümüzde yaygınlaşması ve bu alanda çok

Sayıda şairlerimiz görmekteyiz.

 

Eski tarz şiir yazar şairlerimiz milli, toplumun

Geleneğine bağlı kalarak, ünlü şairlerin yazarların bu yeni alkım harekete destek

Vererek dehada başarılar elde etmekle bu yeni akımı canlandırılarak, çokta

Hızlandırmıştır.

 

Artık bu çalışma sonucu Irak Türklerinin Kültür Edebiyat ve Sanatı dalında çeşitli

Edebî türlerde uzun yıllar çabalar gösteren tanınan yazar, şairler, sanatkârlar büyük

Boşluğu doldurmuşlardır, bu verimli milletimize katkıda bulunan bu verimli kalemleri

Saygı ile anarak kutlarız.

 

Saddam dönemi Irak Türklerinin edebî, sanat, kültür verimleri baskı, işkence politikası

Nedeniyle gizli olarak hep saklı, gizli kalmaktaydı, her türlü nedenlerle bu kıyıcı rejim

Irak başına gelen önceki iktidarlar, diktatörler gibi bu zengin kültürlü, tarihi yüce

Milletimizi

Yok sayarak, baskı

Asimilasyona uğratarak her türlü soykırım, katliamlar

Uygulamıştır.

 

Irak Türklerinin 1 Şubat 1959 tarihinde kurulan radyosunda

Türkiye Türkçesizle konuşmaları yazı dilinde bile tam olarak Osmanlı

 dilini kullanmayı

Çoğunluk Türkçe sözcüklerin yerine Arapça sözcükler baskıyla uygulanmıştır,

 

Türkçe

Kitaplar, türkü, şarkılar bile yasaklanmıştır. Ve Türk dilini ve edebiyatını,

kültürünü,

Tarihini izleyenlerde idam olarak, hapishanelere atılmıştır.

 

Irak Türkleri 85 yılı aşkın kendi ana dillerinde eğitim ve öğretim yapmaktan yoksun

Düşerek, yeni göz açan çocuklar anne baba dillerinden başka bir dil bilmeyerek,

Okullarda Arapçayı zorlukla, baskıyla öğrenmelerdir.

 

Ve bu alanda çok sayıda

Uzmanlar yetişmiştir, bunun yanında tüm engellere baskılara rağmen gizli olsa da

Aydın insanlardan anne babalarından ve Türkçe dilini iyi okuyup bilenden evlerde

Eğitim alarak, bu alanda çok sayıda yazar, şairler yetişerek, büyük yapıtlar hizmetler

Sunmuşlardır, bu çalışmalardan

Tanınan büyük halk şairimiz Mustafa

Gökkaya gizli gece okullu

Açarak, Türkçe dilini öğrenmişlerdir ve birçok sayıda insanlar kendi dillerini gizli

Olarak öğrenerek öğretmişlerdir.

 

Bugün Irak Türkiye sınırında olduğu gibi Türkçe dergi, gazetelerin

kitaplarının Kerkük

Türklerine sokulması yasaklanarak, önceleri Saddam döneminde ve birbirini takip

Eden kıyıcı, dikta rejimlerin Irak Türklerine uygulamış olduğu baskı asimilasyon

Sonucu Türkiye’deki Türkçe yayınların Irak’ Türklerine sokulmasına izin verilmemiştir

Ve yazı dilinde, Türkiye Türkçesini kullanan Irak Türklerine edebi kültürel sanat

Kaynaklardan uzaklaştırılmışlardır.

 

Irak Türkleri Osmanlı İmparatorluğu döneminde Divan şiirinde Aruz ölçüsü uzun süre

Kullanmışlardır

Divan şiirinin ölçüsü aruzdur, Aruz tarzında açık ve kapalı heceli olarak çeşitli

Kalıplara sokularak, düzenli biçimde sıralanır, Şairler şiirlerini seçtikleri kalıba uymak ile Dizerek, önceleri Aruz esas olarak hecelere dayanarak, uzunluğunu kısalığını göz

Önüne şiir tarzını iyice uygulama ölçüsüne bırakmışlardır.

 

Irak Türkleri İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra okul, eğitim

, cami kültürü ile yetişen

Şairlerimiz Arapçayı, Farsçayı edebiyat dili olarak benimseyerek, yazılan şiirlerimiz

Aruzun tarzına edebiyatına da girmiştir.

Aruzda heceler uzun ve kısa ikiye ayrılır, Uzun heceler çizgi (-) kısa heceler nokta (.)

İle gösterilir. Uzun ve kısa heceler çeşitli biçimlerde yan, yana gelerek kalıpları

Oluşturur, Bu kalıplar fâilâtün, fâilün, mefâilün ve benzeri değişik adlarla anılır, Aruz

Ölçüsüyle şiir düzmek sözcükler kalıplara uymak gerekirdi, ses özelliklerini bozmadan

İyice biçim vererek kullanılırdır, Aruz ölçüsünde hece ölçüsündeki gibi duraklar

Yoktur, Dizelerdeki hece sayıları eşit olmayabilir, Dize sonlarındaki heceler kısa da

olsa uzun olurdu Aruz tarzını kullanan şairler ise Fuzuli, Nesimi, Ruhi, Kabil,

Mehmet Sadık, Hicri Dede, Hıdır Lütfi, Osman Mazlum, Celal Rıza Tisinli, Hasan Gören ve

Başkaları.

Aruz tarzında yazılan şiirlerin yerin hece tarzı ve halk ağzı olarak terli şiveyle

Yazılmaktadır,

 

Irak Türkleri arasında günümüzde halk şiiri özellikle de hoyratlar önem taşarak,

Her alanda söylenmiştir, söylenmektedir.

Halk şairlerimizin vermiş oldukları ürünler Türk konuşma dilimizden yüzlerce yıl

Öncelerlerden günümüze ulaşmıştır.

 

Halk yerli dilimizde yazılan hoyrat ve manilerde çok başarılı olmuşlardır. Türkçe

Okuma, yazma eğitimleri kendi ana dillerinde yasak olarak, Irak Türkleri kendi

Konuşma dilinde yazılan ürünlerden hoşlanarak, benimsemişlerdir,

Özellikle hoyratlar halk edebiyatımızın simgesi olmuştur.

 

Hoyratlar halk şiirinin en

Sevilen türü sayılarak halkın duygularını okşayarak, Her olay karşısında tepkilerini

Kolay ve etkin şekilde dile getirmektedir.

Halk şiirimiz ise nazım, düzme

Biçiminden çok türleri vardır halk şiirinin türlerini oluşturan

Hoyratlar koşma, destan ve türküler için nazım şekilleri açısından uygulanacak bir

Kural yoktur.

Yani yukarıda saydığımız türleri birbirinden ayıracak belli kurallara

Oturtulmuş nazım biçimleri yoktur. Nağmeleri ve makamlarıyla ayrılır derken aynı

Gerçeğe parmak basar.

Halk şiirinde tip olarak gerçekte iki tür vardır, Mani ve Koşma, Öteki türler Mani’ler tek

Dörtlükten oluşan ve kafiye düzeni değişik halk şiiri türlerine uymayan, bir bütünlük

Yedi heceli bir halk şiiri türüdür.

Anonim halk şiiri içinde önemli bir yer bulmuştur.

 

Mani’lerin çoğunlukla dört mısradan oluştuğunu söylemiştik. Bu tür manilerde birinci,

İkinci ve dördüncü mısralar birbirleriyle kafiyeli, üçüncü mısra ise serbesttir, Maniler

Genellikle dört mısradan kurulu ise de bazen 5, 6, 7, 8, 10, 14 mısralı manilerle de

Karşılaşmaktayız.

Kerkük Kahvelerinde söylenen cinaslı hoyratlar en çok ramazan ayları, Sini Zarf

Düğünlerde karşılıklı olarak söylenmektedir.

 

Maniler kolay makamlı veya konuşma üslubundaki gibi yerli olmaktadır.

Manilerin bazıları da türkülerin içinde, destan ve ağıtların sonlarında da

Yerleştirilmiştir.

 

Halk edebiyatı yazarları, Halk edebiyatı nazım biçimleri içinde en çok işlenen ve en

Çok sevilen türün koşma olduğunu belirlenmiştir.

Âşık edebiyatında aşkı, acıları,

Üzüntüleri, özlemi, gurbetİ, doğayla ilgili duygulanmaları anlatmak için hep koşma

Türünden yararlanılmıştır.

Koşmalar hece vezniyle (6+ 5) ve hece vezninin (4+4+ 3) duraklı kalıbıyla yazılır.

 

Dörtlükler ise 3 ve 5 arasında değişir.

Son dörtlükte âşık ise sevgilisini kendi sıla,

Toprak özlemiyle mısralara yerleştirir.

Koşmaların ezgiyle söylenmesi için de iki mısra arasına terennümler yerleştirilir.

 

Türk Halk Edebiyatında destanlar uzun bir örgü içinde bir olayı hikâye içine

Yerleştirme başkalarına yakından anlatma sanatıdır, Destan kelimesi En uzun nazım

Biçimi olan destan hece tarzının, vezninin genellikle on birli kalıbıyla ölçüsüyle yazılır.

Bazı destanlarda dörtlük sayısının yüzü geçtiği görülmüştür, çoğunluk destanlar

Yiğitlik, kahramanlığı işlemektedir.

 

Edebiyatımızda destan yanında, halk türkülerine önem vererek, her çağ dönemde

Değerini kaybedemez,

Türküler ise

Anonimleşen bir nazım biçimi olarak, hızlı bir süre

İçinde yaygın olmaktadır, Türküler ana dörtlüklerle, onu izleyen nakaratlardan

Oluşmaktadır.

 

Türkülerdeki dörtlüklere Bent adı verilir. Nakaratlar, halk dilinde

Bağlamalarla, Ninniler, Çocuk Türküleri, Doğa Türküleri, Aşk Türküleri, Kahramanlık

Ve Askerlik Türküleri, Tören Türküleri, İş Türküleri, Karşılıklı Türküler, Ölüm Türküleri,

Oyun Türküleri kapsamaktadır.

 

Halk şairlerimiz tarafından güzelleştirme yerli halk edebiyatımızda saz şairleri

Güzellemeye önem vererek yüreğinde, gönlünde kaparlaşarak coşmakla dağda,

taşta, ovada, çayırda ceylanlara, ala, mavi, kara gözlere söylenmektedir.

 

Genellikle

Geçimlerini sağlamak için köy, köy gezen ve her yerde saygı gören ve konuk edilen

Saz şairleri, gördükleri ilgi ve ikram karşısında gerek ev veya kahvehane sahibine ve

Kendisini dinleyen topluluğa o anda birer dörtlük söyleyerek, hoşlanarak, mutluluk,

Acılara rağmen yaşamayı güzelleştirirler kendilerini aşk adağı bulurlar.

 

Halk şiirleri, yüzyıllarca, kuşaktan kuşağa halkın dilinde dolaşıp günümüze ulaşmayı

Başarmaları ile önem verilmektedir, özellikle Hoyratlarımız ve bu halk şiirleri hoyratlar

Millet tarafından öyle beğenilmiş ki yazıya dökülmeden, dilden dile dolaşarak,

Günümüze kadar gelebilmişler.

 

Âşıklar karşı tepkilerini sazları eşliğinde şiirler

Okuyarak, dile getirmişler ve bu şiirler, ne kadar çok kişiye ulaşabilirlerse, o kadar iyi

Karşılanarak, önem alarak, değer kazanırlar, Dolayısıyla, bu tür güzel etkili şiirleri

Yazımızda sayfalarınızda değil, yayınlamak isterseniz hiç çekinmeyin gönlümüzde, ağaçlarda,

Dallarda, yapraklarda, doğaya, cama onu yazınız, Suda okuyup görünüz, ilgileniniz, coşarak duygulanınız.

Yalnızca şiirleri veya

Şairler seviniz saygıyla karşılayınız.

 

Bu tür halk edebiyatında tanılan şiir, hoyrat

Yazarlarımızdan Mustafa Gökkaya, Nasih Bezirgân, Reşit Ali Dakuklu, Felek oğlu,

İzzettin Abdi Beyatlı, Ali Maruf oğlu, Seyfeddin Biravc, Münevver Molla

Hassun, Abdülaziz Semin Bayatlı, Bekir Ercan, Yılmaz İzzettin Abdi Bayatlı, Şahin

Dayı Kadır,

Necmettin Esin, Sait Besim

Demirci, Reşit Kazım Beyatlı, Remziye Habib Mayas, Firyal Müderris, Nihat Kuşçu

oğlu, Nihat Bayraktar, Hacı Abidin, Reşit Akif Hürmüzlü,

Mikdat Havdioğlu,  Tevfik

Celal Orhan, Reşit Bostancı, Nurettin Saatçi, Halil,

Sirvan Saçı uzun, Galip, Şina berber, Şemsettin Türkmen oğlu, Ümit

Osman Köprülü, Rıza Çolak , Adnan, Mahmut Kasap oğlu, Sabah

Kerküklü, Sabah Behlül, Kazancı kızı, Şemsettin Küzeci, Ali Yağmuz oğlu, Fevzi,

İzzettin Tuzlu, Cuma Kasap oğlu, Sittar, Zenun Köprülü, Hamdi, Hazım, Talip

Dakuklu, İlham Tuzlu, Sami Tütüncü ve başkaları

 

Irak Türkleri Aruz, Hoyrat, Halk şiirleri yanında Çağdaş Edebiyatı Serbest şiir

Alanında çok ilerlemeler sağlayarak, Türk, dünya edebiyatına büyük bir pencere

Açmıştır, serbest şiirde ara sıra kafiye uyak kullanarak, müziğe uygun tarzlı olarak

Yazmışlardır, çağdaş serbest şiir alanında çok sayıda Irak Türkleri arasında şairler

Yapıtlar yazmışlardır ve çok değerli parlak üstün şairlerimizden Salah Nevres,

Sadun Köprülü,

Nesrin

Erbil, Kemal Beyatlı, Mustafa, Kadriye Zıyaı, Dr Abdulhalik Beyatlı, Salah Behlül, Vahap Tuzlu, Ümit

Köprülü, Yaşar Cengiz ve başkaları.

 

Irak Türklerinin edebiyat kültürü, şiiri edebiyatının tüm türlerinde geniş biçimde

Başarılar kaydederek, Hoyrat Şiirin yanında öykü hikâye, roman, düz yazı, makale,

Analiz, Araştırma, eleştiri, Tiyatro, sanat edebiyatı gündeminde yerini almaktadır, en önemli

Romanlardan Gök Tepe, Kerkük gönlümde Aşk, Yüreğimde sızı, yazar Mehmet Ömer, Celal Polat,

Nusret Merdan, Kasım Salihı, Adnan Sarı kahya Ali Maruf oğlu, Hamza

hamamcı, Sübhiye Halil,Necat Kevser, Mehmet Hamzalı gibi tanınmıştır.

 

Yazı, analiz makale alanında ise çok sayıda yazarlarımız bulunmaktadır bunlardan Dr

Suphi Saatçi, Ziyad, Ümit Köprülü, Dr Aydın Beyatlı, Dr Mahir Nakip,

Dr Nefi Demirci, İzzettin Kerkük, Fevzi Türker, Sadun Köprülü, Amir Karanaz, Dilşat

Terzi, Aydın Maruf, Ali Koçak, Cengiz Bayraktar, Cüneyt Mengü, Habib Hürmüzlü, Dr

Ekrem Pamukçu,  Orhan Ketene, Asif Serttürkmen, Aydın Aksu,

Mevlit kayacı, Aydın Kerkük, Ziyat Köprülü, Ahmet Kuşçu, ve başkaları, Tiyatro, piyes alanında Kızıl

ay, ve Serve takımında ön sıralarda yer alanlar İsmet Hürmüzlü, Tehsin Şaban,

Enver Mehmet Ramazan, Mehmet Cemal, Hüseyin Ali Demirci (Tembel Abbas)

Aydın Kasap, Cemal Kerküklü, Hüseyin Ali Galip, Melahat Kasap Yılmaz Bek oğlu,

Ahmet Otrakci ve başkaları yorgun. Çalışmalarla çok sayıda piyesler, tiyatrolar

Sunmuşlardır,

 

Irak Türklerinin edebiyatı yanında öteki dallarda gelişme göstermeler

1960 hızlı olarak değeri, önemi görünmüştür, Irak Türklerinin yazı dili ve yayınları

1958’de haftalık Beşir gazetesi ilk sayısında geniş yer almıştır, ilerlemeler,

gelişmeler, çalışmalar artarak 1960’da Bağdat Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın

Kuruluşuyla Kardeşlik Dergisinin yayın hayatına girmesiyle, Irak Türk edebiyatında

Yeni gelişmeler sağlanarak, yenilik ve çağdaşlık dönemi başlamıştır ve daha güçlü

sağlam düzeye ulaşmıştır, Bu dönem Irak Türkleri için edebiyat, kültür, sanat

Tarihinde en üstün başarılı sayılmaktadır. Bu dönemde tiyatro, piyes, araştırma,

Deneme, fıkra, sanat, resim, hat, hikâye, roman, yazı, folklor, eleştiri alanında edebî

Türlerde de aydın kalemler ve yetenekli edebiyatçılar saygıyla anılmaktadırlar,

1961

Tarihinde yayına başlayan Kardeşlik dergisi Türkçe ve Arapça olarak iki dilde yayın

Yapmaktaydı. İlk önce Türkçe heriflerle yayın yaparak sonradan yeni harfler

Yasaklanarak, dergi eski Türkçe heriflerle baskılara rağmen sürdürülmüştür.

 

1978 tarihine kadar dava adamları milliyetçi Türkler tarafından güçlükle sürdürülen

Kardeşlik dergisi yayın döneminde Irak Türklerinin kültürü, edebiyat dergisi, gazetesi,

Yapıtı antolojisi ve Irak Türkleri için bir okul sayılarak, Türk dilimizi zenginleştirmiştir ve

Büyük görevini başarmıştır.

 

1978’de Bağdat Türkmen Kardeşlik Ocağına Saddam rejim Arap Baas partisi

tarafından el konularak, rejim Irak Türklerine karşı duran Türk milletini sevmeyen

Kişiler ve satılmış kelamları iş başına getirmiştir. Bu defa kardeşlik dergisi devlet

Tarafından yayınını sürdürmekle milletin değil baskıyla işkenceyle Baas partisinin

Saddam’ın devletin dergisi olmuştur.

Bu duruma karşı İstanbul’da bulunan değerli büyük yazarlarımız tarafından İzzettin

Kerkük, Kerkük Vakfı tarafından Ocak 1999’dan beri yeni Türkçe heriflerle, İngilizce

Ve Arapça yayın yapmakta olan Kardeşlik Dergisi, kültür, edebiyat hayatımızda

Önemli katkısı olarak çok sayıda aydın yazarlarımızla başarılarla sürerek,

Bağdat’ta milliyetçi Irak Türkleri tarafından yayınlanan

Kardeşliğin  devamı olmuştur.

 

Arap Baas partisi Irak Türklerini Türkiye’den koparmak için 24 Ocak 1970’de Irak

Devleti Türklere kültürel haklar tanımaya zorlanarak, Başta Kerkük Türkmen

Yerlerinde, bölgelerinde kültür haklar verilerek, Eski

Türkçe eğitim yapmaya karar

Alınarak, Bağdat’ta da Kültür ve Tanıtma Bakanlığında bağlı Türkmen Kültür

Müdürlüğü kurulmuştur Ve bir sene uygulan bu haklar hükümet kritik bir durum

Yaratarak, çok Irak Türklerini idam edikten sonra, birçoğunu hapishaneye atmıştır.

Böylece okulları kapatılmıştır.

O dönemde Türkmen Kültür Müdürlüğü Yurt adında bir gazete, birlik sesi adında üç

Ayda bir dergi yayınlamıştır, ayrıca Türkmen şair ve yazarların eserlerini basmak ve

Dağıtmak yetkisi almıştır, O tarihten sonra yayın hayatına başlayan haftalık Yurt

Gazetesi, Birlik Sesi dergisi devletin denetiminde yayın yaparak, eski Türkçe imlâsını

Bozuk, değişik bir biçimde, çoğunluk Arapça sözcülerle kullanmaktandır, bu durumda

Baskılar artarak, yayınlanan her yazı, edebiyatta sıkı sansür uygulanmıştır, buna

Rağmen Irak hükümeti Türk varlığını resmen tanıtma belgesi sayılmaktadır, Yurt

Gazetesinde temiz, yetenekli kalemlerde şiir, yazı yazmaktaydılar ve tüm şiir, yazılara

Sansür uygulanarak, milli duygudan, milli konulardan uzak tutularak, sonradan

Dağıtılırdı.

 

35 sene baskılı, işkenceli Saddam döneminde korkuya rağmen Halk dili ile birçok

Piyes, radyo ve televizyon oyunlarının yazılmıştır, Irak Türkleri edebî ürünlerini Türk

Dünyasına tanıtmak için Irak dışında bulunan birçok milli dava adamları hızlı yoğun

Çalışmalarıyla tanınan büyük ağabeylerimiz yazarlarımızın bu uğurda katlandıkları

Uğraşı yetenekleri ile yapıtları milli görevlerini üstlenerek, Irak Türk varlığımızı büyük

Türk milletine özverilikle tanıtmışlardır, bu alanda Irak Türklerinin İnternet bilgisayar

Siteleri milli davamızı ön plana alarak çok büyük katlılarda bulunmaktadırlar. Ulu

Tanrı yorulan, çalışan milletimizi seven, koruyan, tanıtan insanlarımızı korusun.

 

İkinci Körfez savaşında Irak’ın kuzeyi Saddam rejimine yasaklanarak 1990 tarihinde

Erbil, Süleymaniye, Dahuk, Zaho, Kifri’de Irak Türklerinin Türkçe okulları, milli dava

Yolunda kuruluşları açılarak, faaliyetler tüm hızıyla yürütülmekteydi, TRT yayın

Başlatarak çok sayıda Türkçe gazeteler, dergiler yayınlanmıştır en önemlisi

Türkmeneli gazetesi Türkçe bölümünü ilk defa yayınlamıştık önceleri Arapça, eski

Heriflerle çıkarak sonradan Türkçe Türkçesiyle yayınlamıştık.

1996 tarihinde ilk defa Sayın Nihat İlhanlı Enformasyon başkanı olarak Türkmeneli

Gazetesi

Ben başyazarı olarak İsam Tarzıbaşı, Şahin Kara kaşla Gazeteni Türkçe Türkçesiyle yayınladık

Ve birçok

Yazarlarımız,

Şairlerimiz şiirlerini yapıtlarını gün ışığına çıkarttılar bu yazarlardan, Mahmut, Adnan

Kasap oğlu, Ömer Akbaş, İhsan Terzi, Cemal Öksüz, Tayfa, Diler, Amir Kasap,

Selahattin Merdan, Azat, Seyfettin Küreci, Azat Terzi, Nihat İlhanlı, Munazil Sebzeci, Nurettin

Musullu, Dilşat, Azat Terzi, Himdat Terzi, Sanan Ağa Kasap, şehit

Mehmet Reşit Tuzlu,

Aydın Şakır Iraklı, Şirzat Şeyh Muhammed, Sami Hattat,  ve başkaları.

 

Saddam Rejimi düştükten sonra Türkmeneli gazetesi Kerkük Türk şehrinde Milli

Mücadelesini, sürdürmektedir.

 

Bugünde yeni bir dönemde Saddam dikta rejimi düştükten sonra demokrasi getiren

Amerika, Muhalif güçleri ve başka milletlerinin baskılarına asimilasyonuna rağmen

Irak’ta artan baskı ve sansür uygulanmazına karşı, Irak Türkleri kan vererek, şehitlerle

Canlar adayarak, kendi dillerinde özgürce bugün Türkçe eğitim görerek, çok sayıda okullar,

Tüm Irak Türklerinin yerlerinde, topraklarında, bölgelerinde açılarak, çocuklarımız,

Yavrularımız sevinerek ana dillerini kullanmaktadırlar, bugün Türkçe dilimiz yanında

Yayın, basın, dergi gazetecilik alanında yeni gelişmeler sağlanarak, tiyatro, oyunlar,

Piyesler, diziler, sanat, edebiyat alanında büyük yazarlarımız yetenekli insanlarımız,

Genç kalemlerimiz, erkeği, kadını, kızı ön sırada geceli, gündüzlü milletimize

Hizmet

Etmektedirler, bugün Irak Türklerinin bütün kuruluşları ile her bir alanda ilerlemeler,

Gelişmeler elde ederek, Türkmeneli Uydu Televizyonu ve yerli TERT televizyonunun

Büyük çapta hizmetler vererek,

Irak Türklerinin sesini Türkiye, Türk dünyasına tüm dünyaya yetirmektedir.

 

Yetenekli,

Çalışkan verimli kan kardeşlerimizle. Irak Türklerinin edebiyatı, sanatı yeni dönemde

Tüm hızıyla canlanmaktadır,

Şahlanmaktadır milli mücadelemizle tam olarak aydınlık çağı başlamıştır

Irak Türkleri söylemiş oldukları türküleri manileri hoyrat şiirleri dert, gam, acı, çile,

Özlem vatan hasreti, gurbet, ağlayış konularını kapsayarak, yaşamış oldukları baskı,

İşkence dolu yaşamlarını yansıtarak, Irak başına gelen türlü rejimler onlara bir mutlu,

Sevindirici gün göstermeden, asimilasyon katliamlarla, soykırımlarla onlara göz

Açtırmadan, yok etmeye çalışmışlardır, tek nedende Türk olduklarından dolayı tüm

Engellerle karşı karşıya gelmişlerdir.

 

Bizler Irak Türkleri olarak Kerkük Türkleri söylememizle tüm Irak Türkleri, Türkmeneli toprakları usta yerleşerek çünkü Kerkük Türk dünyası

Demektir, Kerkük şiirleri, hoyratları, Kerkük türküleri dinlenince başka acıları, çileleri,

Baskı işkenceleri, özlemleri, üzüntüyü milli duyguyu, toprak hasretini acısını dile

Getirmektedir.

 

Perdeleri örtük

Lambaları sönük

Sırtında yıllar yük

Hatıraları kırık dökük

Bir yer olacak orada

Adı “Kerkük”

Arif Nihat Asya

———

 

Irak Türkleri Kerkük, Erbil, Musul, Telafer, Altunköprü, Tuzhurmatu ve başka Türk

Topraklarımız, yerlerimiz zenginliğiyle tanınarak, geniş kapsamlı folklor ve edebiyat,

Sanata sahip olarak. Şiir derinliğiyle, milli Türk duygusuyla, yerli halk müzik türkü

Coşkusuyla Kerkük Irak Türkleri bir bütünlük olarak, büyük eserler tarih boyunca

Ortaya atarak değer, üstünlük kazanmıştır.

 

Yazılan söylenen bu hoyrat türü şiirler, dillerde canlılığını dağıtan, yansıtan, gösteren

Acı hüzün, ayrılık, çile, özlem, üzüntü dolu türküleri büyük bir Türk milletinin var

Olduğunu büyük devletler, İmparatorlar kurarak uygarlık, demokrasi, huzur getirdiğini tüm

İnsanlara, dünyaya belli etmektedir,

 

Irak Kerkük Türklerinin şiirleri, hoyratları ve içli

Türküleri uydurma, yapılma olmayarak, içten coşan duyguları, gönülleri yakan bir

Tutsak gibi yaşayan bir milletin dramıdır, bir millet uzun yıllar bu topraklarda sahipsiz,

Kimsesiz kalarak, önemli etkili sinesi, bağrı, milli duygusu yakılan ürünler sayılarak

Olayların içinden doğarak, dedelerin bırakmış oldukları verilerdir.

Günümüzde kadar

Hiç susmayan sesleridir.

Kerkük’ü söyleten dertler acılar türkülere, hoyratlara yansıtarak, kendi toprağında

Yaşamış olduğu gariplik yabancılık duyarak, Türk kimliğini unutmadan tek umudu

Arzusu kendi yerinde, toprağında yavruları ile özgür yaşamak isteyerek, tüm tarihsel,

Milli haklarına kavuşmasıyla, bu demokrasi uygarlık insani haklardan yoksun

Kalmayarak, yaşamın güzelliğini tüm insanlar, topluluklar gibi duymayı

arzulamaktadır.

 

Irak Türkleri ayrımcılığa karşı olarak tüm insanları sevmelerine rağmen her zaman kıyıcılar, insanlığı sevmeyenler tarafından acı görerek milli hakları ellerinden alınarak, ana topraklarına işgalciler el koymaktadırlar.

Aslı Türk olmayan işbirlikçiler, hainlerde düşmanlarının safında birleşerek, baskılar uygulayarak ajanslık yapmaktadırlar.

 

Kerkük türkülerine, hoyrat, şiirlerine baktıksa yaşadığımız

Tüm olayları

Acıları dile getirmiştir, baskıları, işkence dertlerini, umut, istek ve arzularını açıkça şiir

Dilinde belli etmiştir.

 

Kerkük Irak Türklerinin özel, iki, birkaç anlam taşmakta olan edebiyatımızı

Zenginleştiren cinaslı hoyratları yıllar boyunca kültürümüzün aydın çağına damgasını

Vurmuştur.

 

Ortadoğu bu gün kaynamaya başlarken, her milletin kendi çıkarını hedefleyerek,

Acımasız iktidarlar, yönetim, dikta rejimler

İnsanları yok etmeye çalışarak, işkence yapmayı, katliamlar sergilemelerde

Uzman olarak gözümüzü bağlayarak, gönlümüzü yıkarak, duygumuzu gömerek

Umutlarımızı yok ederek, sömürgeciler gibi varlığımızı emerek bizleri hiç saymaya

Uğraşmaktadırlar.

 

Topraklarımızdaki petrol yataklarını her akımcı, yağı düşman bizleri cezalandırmakla

Kendi topraklarımızdan sürmeye çalışmaktadırlar. Tüm baskılara, acılara rağmen

Damarlarımızda yürekteki kan diye sevgi milli duygu coşarak, kalp atışlarımızın

Unutmadığı Türk milleti uğrunda kanlar, canlar, şehitler vermeye her an Irak Türkleri

Olarak bu tutmuş olduğunuz milli mücadele

yoldan donmayacağız.

 

Irak Türkleri ve Kerkük konusunda içini hoyratlarına, dörtlüklerine eski dönem ile

Saddam dönemi ve Amerikan işgalinden sonra haklar verilmeden, kanlar canlar

Adayarak, şehitler vererek, haklarımız kendi çalışma, yorgunluğumuzla, her türlü

İşkence, acılarla yok olan, ezilen Irak Türkleri, haksızlığa uğrayarak, acılarımız,

Feryatlarımız hoyratlarımız, türkülerimiz yansıtıp, yansıtmaktadır.

 

Biz Türkler olarak, dünyanın neresinde olursa olsun kendi atmosferimizle hürriyetimizi

Elde ederek kendi değerlerimizi yaşamalıyız, varlığımızla dünyaya, yaşama değer

sevgi, mutluluk katmalıyız şiircesine, türkülerle bakmalıyız.

 

Saddam’ı düşürdükten sonra Amerika Irak’ı yeni bir demokrasiye sokmakla Irak

Türkleri ise kabalı bulanık sonsuz bir ortamda bırakarak, Kürtlerinin baskısıyla bir

Hava, nefes, soluk almayı bile engellemektedirler.

İsrail, Amerika

Kürtleri kullanarak Nüfus ve tapu

Kayıtlarına saldırmaya başlayarak, yakıp yandırmakla Kerkük Türklerinin kimliğini yok

Etmeye uğraşmışlardır.

 

Ve Kerkük’ün her yerine el koyarak 750 Kürt peşmergeler yerleştirerek,

İlerlemişlerdir, bu saldırılar, baskılar, Amerika destekli Peşmerge akını Kerkük ve Irak

Türklerinin topraklarını kendi toprağında kuşatmıştır.

 

Yani zulüm ve dışlama, sinsi oyunlar çizgisi günümüze kadar sürmektedir. Saddam’ın

İşkence, acısından büyük zararlar gören Irak Türkleri şimdiki yeni oluşumdan

Görmektedirler.

Bu nedenle bugün tüm baskılara, acılara karşı Irak Türkleri yazdıkları

Marş, milli dava hoyratlarla, türkü, maniler, şarkı, şiirlerle bunu yansıtarak

Söylemektedirler.

 

Dünyanın bir kuralı olarak İnsanları doğdukları topraklarını, yerlerini, kendi milletlerini

Sevmeleri doğal bir hak olarak dün bugünde Irak Türkleri bu nedenle

Yargılaşmaktadırlar.

 

Tüm dünya

Türkleri

Topraklarını, yurtlarını sevmeleri ve kendi yerlerinde

İnsanca yaşamaları genel bir haklarıdır.

Bu haklardan kendi dilleriyle öğrenim yapmakla eskide yazılan, söylenen halk

Şairlerine önem vermektir.

 

Halk edebiyatında Hoyratlarımız özel bir şiir türü olarak,

Cinaslı birkaç anlam taşmak üzere yalnız Irak Türkleri tarafından yazılıp

Söylenmektedir ve özel bir yere sahiptir.

 

Kerkük hoyratları günümüzde Doğu ve

Güneydoğu Anadolu’da Erzincan, Kars, Adıyaman, Konya, Erzurum, Diyarbakır,

Elâzığ, Barbut, Şanlıurfa, Azerbaycan Baku, İran Türkleri tarafından da bayatlılar diye

Adlanmaktadır ve 50 milyonun üstünde İran Türklerinin birçok yerinde

Söylenmektedir, özellikle Horasan, Erdebil, Orumya, Türkmen Sahra, Tebriz’de ve

Kerkük hoyratları bugün dünyanın birçok yerlerinde yaygın olarak bir uzun havayı

Anmaktadır ve şiirin bir türü sayılmaktadır.

 

Tanınan Kerkük Hoyratlarımıza Azerbaycan’da bayatı (Bayatlılar) Türkiye’nin

Şanlıurfa, Diyarbakır ve Elazığ, Erzurum, Erzincan, Van, Adana gibi illerinde (Hoyrat)

Söylenir diğer Türk bölgelerinde ayaklı mani diye tanınır ve Orta Asya’da ise (Harevat)

Adı siye geçmektedir,

 

İster Türkiye’de ister dünyanın her bir yerinde olsun Hoyratlarımız, manilerimiz,

Türkülerimiz söylenen yerler, topraklar Türk’tüler tüm baskılara, korkulara karşı Türk

Kalacaklardır, Bütün Türk dünyasının bir olmasına bir millet bir kültür bir edebiyatta

Sahip olmasına rağmen hoyratların asıl doğup geliştikleri büyüdüğü, değer, önem

Kazandığı ülke, yer Irak Türkleri Kerkük Türkmenelidir.

 

Kerkük’te yüksek ve dik bir sesle söylenen tanınan hoyratlarımız Türkiye, İran

Azerbaycan ve birçok Türk dünyasında tutularak öz be öz Kerkük Irak Türklerinin

Kimliği olarak hoyratlarımız değişik biçimlerde birçok Türk topraklarında yazılarak

Söylenmektedir,

 

Genellikle cinaslı kafiye olanlar ve Anadolu’nun çeşitli yörelerinde

Cinaslı hoyrat Kerkük’ten alınarak ve manilerimiz, kesik, Beşiri hoyratlar makama

Dayanarak, ayaklı mani diye bazı yerlerde söylenen bir edebiyat türüdür. Mani, maya,

Mayan diye hoyratlarımız büyük bir benzerliği Elazığ, Şanlıurfa, Diyarbakır, Tebriz,

Baku, Güney, Kuzey Azerbaycan’da görünmektedir,

 

Yüzde yüz

Türkmen oymaklarından, aile

Boylarından olan, Kahramanmaraş, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir,

Şanlıurfa’da, Diyarbakır, Azerbaycan, Tebriz, Horasan, Kars,

Elazığ-Bingöl-Bitlis-Van, Erzincan, Erzurum, Adana, ,

Gaziantep’te

tanınan

Kerkük mani ve hoyratlarımız birçok yörelerde de değişik

Biçimlerde söylenerek, (Irak Türkleri Kerkük) her bir bakımdan Hoyratın doğuşu,

Kimliğidir menşeidir ve böylece Hoyrat Kerküksüz olmaz, Kerkük’te Hoyratsız olmaz.

 

Kerkük’te ve birçok yerde Halk arasında Hoyrat söylenir bazı yörelerde ise, Hoyrat,

Koyrat ve koryat denilir, Azerbaycan’da Bayatlılar söylenmekle Türk Dil Kurumu’nun

Türkçe sözlüğünde kaba olumsuz anlam taşıyarak ayrıca yakışıksız, çirkin, dikkatsiz,

Cömert, serseri, avare tutumsuz söylenir,

 

Doğru Türk oymaklarından olduklarından

Dolayı bu arada Şanlıurfa, Erzincan, Van, Diyarbakır, Elazığ ve Erzurum’da bir çeşit

Ezgi ve halk türküleri diye Irak Türklerinin edebiyatında tanımaktadır.

 

Hoyrat, (kuruyad) sözünden geldiğini söylenmektedirler bir başka görüşe göre Kerkük

Şehri’nin bir semti olan Koryadan gelmektedir.

 

Hoyratlarımız çoğunluk yiğitlik, mertlik milli duygu veren, sevgi, sevgili, gurbet, keder,

yas, umut, özlem, doğa, nasihat, öğüt

gibi konuların kapsayarak Irak Türklerinin ve Türk

Halk Edebiyatının, Türk Halk Müziğinin bir türüdür gazel, Uzun havalarımızla, türlü

Makamla okunmaktadır.

 

Hoyratların sözleri 4+3, 3+4, 5+2 veya 2+5 iç yapılanmalı 7’li hece tarzı ölçüsünde

yazılmaktadır. Dört diziden oluşmaktadır, hoyratların ilk dizisi eksik hecelidir. Ve

Birkaç anlamlı cinas olmalıdır ve anlamlar ise farklı olmaktadır, sözcüklerden seçilir.

Dört dizili hoyratlarda birinci, ikinci ve dördüncü dizeler kafiyeli, üçüncü dizeler ise

Serbesttir.

 

Genellikle cinaslı olmalıdır, Cinaslı olmayan sözlerden oluşan hoyrat varsa

da bunlar makbul sayılmaz.

 

ATATÜRK, İÇİN YAZILMIŞ HOYRATLAR

Hoyrat , Türkçenin zenginliğini gösteren değerli ürünlerdir..Hoyratların Irak

Türkleri her zaman Türk büyüklerine Ulu önder Atatürk için saygı sevgileri iç

Duyguları artarak, çok sayıda şiirler hoyratlar yazmışlardır Anonimleşmiş olan bu

Hoyratlar dillerimizde her zaman canlanarak coşmaktadır

 

At Emdi

Koyun sütün, At, emdi

Musul’a Sahip Çıkan

Atatürk tek, Atamdı

——-

Ata, Beni

Gel bindir, ata, beni

Türk milletim severim

Öğretti Atam beni

———

Ata siz

Gelin binin, ata, siz

Türkiye kurucusu

Türkler, olmaz, Atasız

——-

 

Halk şiirlerinden örnekler

1-Tevkif yolunda Türkmen

Gece yatmış kalğ (kalk) dediler

Karşı yana bağ (bak) dediler

Mindirdiler (bindirdiler) cebe meni

Gören dostlar ağ dediler (ah)

——-

Aman zalim vurma meni

Kollarımdan burma meni

Ezelinden kederliyim

Dost öğünde kırma meni

———

Cebe bastılar meni

İpten astılar meni

Ağaçtan vura, vura

Dilden kestiler meni

———

Kimse derdim sora bilmez

Hiçbir ehlim göre bilmez

Yağlığ (yağlık cep de elim bağlı

Gözyaşlarım sile bilmez

———-

2- 1959 Temmuz günü

Nene (ana) bayram olmadı

Bakım babam gelmedi

Menimçin zubun çeket ( Irak Türk milli kıyafeti)

Babam nişin almadı

Nene babam gelmedi

Menim sabrım kalmadı

——–

Gün battı gece oldu

Bilmirem nece oldu

Dünya gözüm öğünde

Renk , renk alaca oldu

Nene babam gelmedi

Menim sabrım kalmadı

———-

Nede neden ağlısan(ağlısın)

Kapıları bağlısan

Nişin Türkmen kesiller

Uşakları(çocukları) salkısan

Nene babam gelmedi

Menim sabrım kalmadı

———

Gene nenem yığladı (ağladı)

Ciğerimi dağladı

Balam Türkmen kesiller

Meni evde sakladı

Nene babam gelmedi

Menim sabrım kalmadı

———

Nene yığlar (ağlar) kız yığlar

Oğlan yığlar yüz yığlar

Birbirin kucağlıyıp (kucaklayıp)

Dize vurar diz yığlar

Nene babam gelmedi

Menim sabrım kalmadı

Mustafa Gökkaya

——–

 

Çağdaş Serbest şiirlerden

GELECEĞİM

Varsın yol vermesin dağlar, sınırlar

Sana giden yolları ateşler ayırsa

Sel, sel uzansa uçurumlar

Ormanlar yeşil, yeşil çevremi bağlasa

Hışım, hışım

Dağınık saçlarıma dolaşsa rüzgar

Yaban kuşlar etrafımı kuşatsa

Katar, katar

El ele verse yıldızlar

Bulutlar şimşek, şimşek ayırsa

Yılmayacağım

Ve bir gün

Gözlerinde unuttuğum gözlerimi

Almaya geleceğim.

Nesrin ERBİL

——–

Kerkük

Kerkük, yeniden

Göz açacak acuna.

Işık, aydınlık verecek

Umutlar, canlanacak

ışıklarla.

Kerkük, yaralarımdan

doğacak.

Gözlerimde büyüyecek.

İç duygularımı aşmakla!!

Ölümü, ateş kıvılcımları

arasından içmekteyim.

Güneş ışınlarını yayarak!!

Artık yaşam,

yeni bir çağa doğru..

yollarını açar.

Yaralarım da!!

gülümsemeye başlar

tan doğuşuna.

Kerkük doğacak

yeni bir günü

karşılamaya.

Ama ben!!

kendi tutukluluğumdan

kurtulmayacağım

Ne kadar Kerküğümde!!

İsteklerim olmazsa.

——–

İçimizde olanlar

Yeni açan gülün,

kokusu yayılmış

tüm yönlere.

Yer yüzü üstünde..

bir sınır bulamaz!!

bizleri aşmaya.

İç duygumuz büyüyecek

Süslenip rengi..

acunu kapsayacak.

Artık güneşin

doğduğu an!!

tekrar yaşayacak

ve yeniden süslenecek

içimizde olanlar.

Ümit Köprülü

——–

 

Çağrı / Irak çok mu ırak…

Oğuzam

Türk menem…

Bayatlardan Türkmenem

——

Damarlarındaki asil kan

Aslına çektiğin ırk menem…

Yaprağın asılı dallar

Gövdeni taşıyan kök menem…

Yolunu gözleyen yar

Aşkınla çarpan ürek menem…

Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen…

Yedi koldan

Yirmidört boydan gelmişem Orta Asyadan…

Yayından fırlayan ok

Huduttan hududa atılan mızrak

Deli havalar soluyan kısrak gibi esmişem…

Az gitmişem, uz gitmişem

Dere tepe düz gitmişem…

Kuş uçmaz kervan geçmez dağları

Göçebe adımlarla gezmişem…

Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem…

Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları

Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem…

Kızgın tohumlar serpmişem

Emek vermişem

Aşa getirmişem…

Türk illerine haber salmışam gavim gardaş, nerdesen…

Ali Yaşar

——–

Divan Aruz Tarzında

Beni candan usandırdı

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı

Felekler yandı âhımdan murâdım şem´i yanmaz mı

Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım

Uyadır halkı efgânım gara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su

Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen

Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil

Bana ta´n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır

Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

Fuzuli

———

Kerkük Türkülerinden

1-Altun Hızmav Mülayim

Altun Hızmav Mülayim

Seni Hak’tan Dileyim

Yaz Günü Temmuzda

Sen Terle Ben Sileyim

Gün Gördüm, Günler Gördüm

Seni Gördüm Şad’oldum

——-

Altun Hızmav İncidi

Gömleği Narincidi

Menim Lal Olmuş Dilim

Ne Dedi Yar İncidi

Gün Gördüm, Günler Gördüm

Seni Gördüm Şad’oldum

——–

Altun Hızmav Tomağa

Yanaşıp Al Yanağa

Güzel Gel Görüşelim

Men Giderem Irağa

Gün Gördüm, Günler Gördüm

Seni Gördüm Şad’oldum

———

Altın hızmav Arabi

Lebleriv gül şarabı

Uzağ yoldan gelipsen

Kuvvat olsun Çelebi

Gün gördüm günler gördüm

Seni gördüm şad oldum

Abdulrahman Kızılay söylemiştir

———-

2-de Dede Can Dede

Yetimem Vurulmuşam

Ben Cigerden Yanmışam

Gözüm Onun Çün Ağlar

Çünkü Yetim Kalmışam

——–

Dede Dede Can Dede

Tesbihi Mercan Dede

Yerim Sal Yastığım Koy

O Dı Geldim Men Dede

——–

Yetimler Yavaş Olı

Koynu Dolu Taş Olı

Degme Yetim Göynüne

Düşer Hurdahaş Olı

——–

Dede Dede Can Dede

Tesbihi Mercan Dede

Yerim Sal Yastığım Koy

O Dı Geldim Men Dede

———-

Yetimin Sesi Gelmez

Yığlar Nefesi Gelmez

Baş Yastıkta Göz Yolda

Bekler Kimsesi Gelmez

———-

Dede Dede Can Dede

Tesbihi Mercan Dede

Yerim Sal Yastığım Koy

O Dı Geldim Men Dede

Fahrettin Ergeç söylemiştir.

—–

Hece tarzından Şiirler

Solsun da bütün güller, ezilsin de çiçekler

Solmaz emelim hâlâ gönül bir günü bekler.

Geçmiş gecemiz işte şafak bizce yakındır

Doğdu ise güneş cümle kederler geçecekler.

Hasan Görem

——–

Iraklıyız Kerkük şehri ilimiz

Müslümanız Türkmence’dir dilimiz

Başkasına vermeyiz biz bu yurdu

Coşar altın bulağımız yurdumuz

Mehmet İzzet Hattat

——–

Açıl dilim açıl dilim

Okumaya açıl dilim

Yurda düşman olanlara

Ateş olup saçıl dilim

Felekoğlu

——

Yaşar Kerkük gönlümde

Hiç görmedim baharı, bu özlemli ömrümde

Kerkük’ümün her yeri, yaşar hüznü gönlümde

Senden başka sevemem, tek sen varsın gözümde

Kerkük’ümün her yeri, yaşar benim gönlümde

¨¨¨

Bu Kerkük’ün sevdası, Türk duyguyla kalacak

Baba gür, gür ateşi, hiç sönmeden gülecek

Binlerce Türkmenleri, Kerkük için ölecek

Kerkük’üm taş toprağın, yaşar dertli gönlümde

——-

Yıllardı içimizden, bu gam hasret gitmiyor

Kerkük büyük aşkınla, gözyaşları dinmiyor

Senden ayrı kaldıkça, acı günler bitmiyor

Mas mavi al bayrağın, Kerkük yaşar göğümde

Sadun KÖPRÜLÜ

——–

 

Cinaslı Kerkük Hoyratlarından

Oyar gözün

Kim görmüş o yar gözün

Aslan gücünden düşse

Karınca oyar gözün

——

Boğazlar

Kasap Koyun, Boğazlar

Tanrım yer dağıdanda

Türk’e düştü, Boğazlar

——-

Yarasızlar

İçimde yara sızlar.

Kerkük senin derdinden

Anlamaz yarasızlar.

———

Oyarım

Bütün değil o yarım.

Türk’e yan bakanların

Gözlerini oyarım!

——–

Sürmeli

Ceyran gözler sürmeli

Satılmış hainleri

Kerkük’ümden sürmeli

——–

Sandıklarım

Açılsın sandıklarım

düşmandan kötü çıktı

Dost diye sandıklarım!

——-

Yâd elinde

Öt bülbül, yâd, elinde

Bir diyar mezar olsun

Kalmasın, yâd elinde

——–

Yordu Kerkük

Gam beni yordu Kerkük

Babamdan kalma miras

Dedemin yurdu Kerkük

——–

 

Harput’ta (Elazığ) söylenen Mani ve Hoyratları

 

Alma yanı, alma yanı

Kızarmış alma yanı

Nasıl kabre koyarlar

Muradın almayanı

——-

Böyle bağlar

Yar başın böyle bağlar

Gül açmaz bülbül ötmez

Yıkılsın böyle bağlar

——–

Güne düştüm

Gölgeden güne düştüm

Felek gözün kör olsun

Dediğin güne düştüm

——–

Suçu benden

Su çıkar su çimenden

Mevlam suçumdan geçmiş

Kim sorar suçu benden

——–

Yarım yarım

Doldur ver yarım yarım

Çıkam dağlar başına

Çağıram yarım yarım

——-

Harput’ta (Elazığ) Maniler

 

Ağlama naçar ağlama

Gündür geçer ağlama

Bu gapıyı kapayan

Bir gün açar ağlama

——-

Bülbüller dügün eyler

Bilmem ki ne gün eyler

Ben feleğe neyledim

Bana büldüğün eyler

——

Çayır uzun biçilmez

Su bulanık geçilmez

Bana derler yardan geç

Yar şirindir geçilmez

———

Kebabı köz öldürür

Ataşı su söndürür

Yigidi kılıç kesmez

Bir kötü söz öldürür

——–

Oku yara, oku yara

Yaz derdim oku yara

Sinemde yer kalmadı

Meğer ok oku yara

——-

Güne düştüm, güne düştüm

Gölgeden güne düştüm

Felek! Gözün kör olsun

Dediğin, güne düştüm.

———

Derde kerim, derde kerim

Gam derer, derd ekerim

Yas tutma deli gönlüm

Mevla her derde kerim

——–

Düşte gör, düşte gör

Hayalde gör, düşte gör

Dostun kim, düşmanın kim?

Hele bir kez düşte gör

——-

 

Şanlıurfa Hoyratları, Manileri

Kuşbaşı var

Ciğer var kuşbaşı var

Yadlara üz mı verir

Dostı var oynaşı var

——-

Ne mavidir

Kız göziy ne mavidir

Avudırsay sen avut

El benim nem avudır

——–

Bı demde

Yaram sızlar bı demde

Mevlam bizi affeyle

Ahır nefes son demde

——-

Sürme meni

Çek göze sürme meni

Bala beşikte ağliy

Ağzına sür memeni

——–

Sürme beni

Çek göze sürme beni

Kapida kol

olmışam

Nâçârım sürme beni

———-

Yara yerı

Sağalmaz yara yerı

El getti menzil aldı

Ben derem yara yerı

——-

Kalemı kaşta kodiy

Gozımı yaşta kodiy

Sen başiy alıp gettiy

Beni ataşta kodiy

——-

Koyınlar kuzliyanda

Yaralar sızliyanda

Ben seni nerde bulım

Göynım arzuliyanda

——–

Yaz yolla

Bahar yolla yaz yolla

Çiğ köfte hamur oldı

Kardaş bize duz yolla

——–

Suyı tasla aşladım

Dövmelere başladım

Kapıdan sesi geldı

Tıtremağa başladım

——–

Aya damlar

Yaldızlar aya damlar

Seher üzını açtı

Sebbehtir ay adamlar

——–

Al alma dörd olaydı

Yiyene derd olaydı

Bı almanın sehebi

Sözine merd olaydı

———

Kulıyam

Kurbanıyam kulıyam

Mevlam kulım demezse

Ya ben kimin kulıyam

———

Bala ben

Düştim haldan hala ben

Çöp yığdım yuva yaptım

Uçurmadım bala ben

——–

Bahçada yeşil hiyar

Boyı boyıma uyar

Ben dedim gizli sevim

El arıftır tez duyar

———

Urfa’da inci tutar

Dolanır genci tutar

Bi can bi canı sevse

Alemi sancı tutar

———

Kınıfır ezenım yoh

Taslara süzenim yoh

Yıhılsın babam evi

İçinde gezenım yoh

——–

Beyaz ağıl balıyam

Kardaş ben Urfalıyam

Canım çıhsa vazgeçmem

O yara sevdalıyam

———

 

Diyarbakır Hoyratları Manileri

 

dolandı gün

döndü gün dolandı gün

men sene daldalandım

sene de dolandı gün

——-

yüz aya değer

hüsniv yüz aya değer

ay var bir güne değmez

gün var yüz aya değer

———

Elma attım denize

Geliyor yüze yüze

Akören’nin kızları

İki bin iki yüze

———

Karanfil ekemedim

Suyunu dökemedim

Yarim askere gitti

Elini öpemedim

———

 

Kars Hoyratlarından

 

Sarayım

Yıktı gönül sarayım

Bergüzarın istemem

Seni bir yol sarayım.

——–

Dile yar

Gör bir âfet dile yâr

Ben sana vurulmuşum

Ne istersen dile yâr

Öldür beni yaşatma

Verme beni dile yar

——-

 

Erzincan Hoyrat manilerinden

 

Dağlar ağardı kardan

Haber gelmedi yardan

Ya gel, ya mektup gönder

Kurtar beni bu dardan.

——–

İçerden yar içerden

Kes bağrım yar içerden

Gözüm kapında kaldı

Çıkmıyor yar içerden

———

Dil meze, gerdan meze

Dil değil dudak meze

Bilmedim gönül verdim,

Kadir kıymet bilmeze.

a benim bahtı yarim

gönlümün tahtı yarim

yüzünde göz izi var

sana kim bahtı yarim

——–

 

Azerbaycan Hoyratlarından (Bayatlılar)

 

Azizim Zaman kalı

Dün gider zaman kalı

Yıkılı yüce dağlar

Tozu bir zaman kalı

——–

Azizim kozu kurban

Koç kurban kozu kurban

Merdin bir tüyünü

Namardin yüzü kurban

——–

Azizim Karın Çalar

Kalp oynar, Karın çalar

Bir yanım Kurt, koş yedi

Bir yanım, karınçalar

——–

Azizim güller

Bağda Bağvan Gül eller

Bir yiğit güçsüz düşse

Selediler gülerler

———

 

Cinassız Hoyratlar Dörtlükler

Ezizim üzüm gara,

Bağımda üzüm gara,

Yar yanına giderim,

Elim boş, üzüm gara

——–

Eziziyim, ne sarı,

Ne yarala, ne sarı,

Gamdan bir ev tikmişim,

Derd kaderdir hasarı…

——-

Azizim arabadı

Goy gelsin arabadı

Dünenki cennet seher

Bah bugün harabadı

——–

 

Bayatılar(Maniler)

Sürü biyana gelsin

Yesin biyana gelsin

Deyin o vefasıza

Dönsün bu yana gelsin

———-

Eyvanım hesir menim

Üreyim esir menim

Toyumu tez eyleyin

Yarım telesir menim

———-

Palazda narıncı var

Abı var narıncı var

Hardasan ay nainsaf

Dalınca zarıncı var

——–

Sehere yol eyledim

Kağızı bol eyledim

Yuhusuz gecelerde

Göz yaşım bol eyledim

——–

Şirvan’ın dağlarıynan

Meyveli bağlarıynan

Senin gurbanın olum

Yanımın ağlarıynan

——-

Bağımdı obamız

Dovğaçıdı babamız

Yara gurban oleydi

Bizim ceddi abamız

———

Ay! Dağlarım, dağlarım,

Sana gönül bağlarım.

Gelmezsen güzel yârim,

Gece gündüz ağlarım.

——–

Ay! Naralı naralı,

Yakın değil aralı,

Aşk ateşi yamandır,

Kalbinden de yaralı,

——-

Ay! Hayâlı, hayâlı,

Edeplidir, hayâlı,

Yüzü nurlar saçıyor.

Kalbi rabbe dayalı,

——–

Ay! Saralı, saralı,

Yedi dağın maralı,

Gözlerim seni bekler,

Kollarımda saralı,

———

Ay! Zaralı, Zaralı,

Gidek yâre varalı,

Yâri bulamayınca,

Olduk canım karalı,

Bilmem sen haralısen

Diyisen (söylersen) yaralısen

Gözlerden yaş ağırı

Gök girip karalısen

——–

 

Kerkük ile ilgili Dörtlükler

 

Kerkük’üm yaralıyım

Gök girip karalıyım

Gözlere tikan (diken) oldum

Men çünkü yaralıyım

———-

Kerkük’üm karalıyem

Ciğerden yaralıyem

El diyer bizim Kerkük

Bilmem men haralıyem

——–

Kerkük’üm nice Kerkük

Düşüptü saça Kerkük

Allah’tan imdat diler

Her gün her gece Kerkük

———-

Kerkük Kalalı Kerkük

Başı belalı Kerkük

Şahrban narı kimin

Sığıp El eli Kerkük

———

Kerkük’ün yanar dağı

Boynunda siyah bağı

Her gün her gece geli

Hastalar sorar sağı

———

Kerkük’ün harasına

Oh değdi yarasına

Ağtarı (aktarı) tabip tapmaz

Derdinin çaresine

——–

Kerkük’üm yada seni

Salaram yâda seni

Bu ruh bu canda varken

Vermerem yada seni

———-

Kerkük’üm mahmur Kerkük

Tarihte meşhur Kerkük

Barını yadlar yiri (yiyor)

Bağvanı mağdur Kerkük

——–

Mezarda taş

koymuşam

Göz üstü taşkoymuşam

Türkten ayrılan günden

Gözlerde yaş koymuşam

Milletle toprak için

Kerkük’e baş koymuşam

S.Köprülü

———

 

 

Leave a Comment »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Create a free website or blog at WordPress.com.
Entries and comments feeds.

%d bloggers like this: