La profondità strategica turca nel pensiero di Ahmet Davutoğlu

July 1, 2011 at 9:36 am | Posted in Turkmens | Leave a comment
Tags:
 
İTALYAN TÜRKOLOG ERMANNO VISINTEINER İLE RÖPORTAJCentro Studi “Vox Populi” isimli İtalyan düşünce ve araştırma kuruluşunun kurucu başkanı olan Türkolog Ermanno Visintainer, bir süre önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” isimli eseri üzerine derleme bir kitap yayınladı. Visintainer, ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat’a, Davudoğlu’nun yeni bir düşüncenin kurucusu ve öncüsü olduğun anlattı.
 

ORSAM: Sizi tanıyabilir miyiz?
 
Ermanno VISINTAINER: Centro Studi “Vox Populi” isimli İtalyan düşünce ve araştırma kuruluşunun kurucu başkanıyım. İtalya’da birkaç yıldan beri oldukça yoğun faaliyet yürütüyoruz. Özellikle, edebiyat ve jeopolitik ile ilgili altı kitap yayınladık. Kitaplarımız Avrasya ile ilgili. Ancak, yayınladığımız her kitapta Türkiye ile ilgili bir makalem var.
 
ORSAM: Türkiye ile ilgili başka çalışmalarınız var mı?
 
Ermanno VISINTAINER: Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nun ‘Stratejik Derinlik’ adlı kitabı ile ilgili derleme bir kitap yayınladık. İtalyancası ‘La Profondita Strategica Turca nel Pensiero di Ahmet Davutoğlu’, Türkçesi ‘Ahmet Davutoğlu’nun Düşüncesinde Türk Stratejik Derinliği’ olan kitabımız İtalya için çok önemlidir. Ahmet Davutoğlu’nu yakın zamana İtalya’da kadar kimse tanımıyordu. Özellikle İtalyan basını, Davutoğlu’nun ‘Stratejik Derinlik’ kitabı hakkında yanlış bilgiler veriyordu. Bu nedenle, ‘Stratejik Derinlik’ kitabının tamamını tercüme etmeyi düşündük. Fakat, kitap fazla hacimli olduğundan bizim gibi bir merkez için Türkçeden İtalyancaya tercümesi mümkün olmadı. Bu nedenle, tercümeden vazgeçip Davutoğlu’nun kitabından analizler yapmaya karar verdik. Böylece, bu kitap başta İtalyan ve Rus yazarlar olmak üzere farklı yazarların katkılarıyla hazırlandı. Örneğin, Andrea Marcigliano ünlü bir İtalyan yazar. Fabrizio Beltrami ise benim gibi İtalyan bir Türkolog. Diğer yazarlar ise ekonomist, gazeteci ve asker kökenlidir. Bir diğer yazarımız Kuzey Kıbrıs hakkında uzmandır. Kitapta üç önemli önsöz bulunuyor. İlki, İskender Pala’nın önsözü. İkincisi, İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Gianpaolo Scarante. Üçüncüsü, Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Hakkı Akil. Onların kanaatlerine göre bu kitap iki ülke arasında ileriye doğru atılan önemli bir adımı temsil ediyor.
 
ORSAM: ‘Ahmet Davutoğlu’nun Düşüncesinde Türk Stratejik Derinliği’ adlı kitapta hangi konularda makaleler yer alıyor?
 
Ermanno VISINTAINER: Bu kitap için Ahmet Davutoğlu’nun bir makalesi tercüme edildi. Ayrıca, her yazar ‘Stratejik Derinlik’ kitabının bir parçasını yorumladı. Ben, ‘Stratejik Derinlik’in Filozofik Önceliği’ni yazdım. Kitapta Andrea Marcigliano, NATO’yu; Fabrizio Beltrami, Türkiye’nin Arap ülkelerindeki dış politikasını; Leonid Savin, Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkileri; Andrea Forti, Neo-Osmanlıcılık’ı; Daniele Lazzeri, Türkiye’nin ekonomi politikasını; Augusto Grandi, İtalya ve Türkiye arasındaki ticari ilişkileri; Andrea Liorsi, Türk Deniz Kuvvetlerinin politikasını; Giancarlo Lagana, Kuzey Kıbrıs’ı; Angelo Mecca, Bizans ve Türkiye arasındaki temasları inceledi.
 
‘Ahmet Davutoğlu’nun Düşüncesinde Türk Stratejik Derinliği’ adlı bu kitapta Ahmet Davutoğlu’nun görüşünü desteklemeye çalıştık. Kanaatimizce onun ‘Stratejik Derinlik’ adlı eseri hem Türk Dünyası hem de Batı’nın bakış açısı ile yazılmış çok önemli bir jeopolitik kitaptır. Bu nedenle, bize göre Davutoğlu yeni bir düşüncenin kurucusu ve öncüsüdür. İtalya’da kitabın tanıtımını yaptıktan sonra, iki ülke arasında İnebahtı Deniz Savaşı’ndan başlayacak yeni bir köprü kurmak istiyoruz. 2011’de yani bu yıl hem Venedik’te hem de İstanbul’da kitapla ilgili konferanslar yapacağız. İstanbul’da yapılacak olan toplantı için İtalyan Kültür Merkezi ile görüşmeler yapıyoruz. Ayrıca, Prof. Dr. İdris Bostan ve Amiral Eşref Yiğit ile görüştüm. Herkes projemizi desteklemek istediğini söyledi. Projemizin ismi ‘Dünkü Çatışmadan Bugünkü Uzlaşmaya’. Ayrıca, ‘Gordion Düğümü’ isimli bir dergi çıkarmak istiyoruz. Davutoğlu’nun da dediği gibi Türkiye üç kıtanın (Avrupa, Asya ve Afrika) merkezindedir ve Türkiye’nin faaliyetleri bu üç kıtaya ulaşmalıdır. Bence, İtalya’da coğrafi bakımdan Avrupa ile Afrika arasında bir köprüdür.
 
ORSAM: Çalışmalarınızda Türkiye ile İtalya arasındaki köklü tarihi ilişkileri de vurguluyorsunuz.
 
Ermanno VISINTAINER: Tarihe bakarsanız İtalya, Türkiye ile hep yakın temas içindedir. Örneğin, Truva Türkiye’dedir. Bir efsaneye göre eski Roma’yı kuranlar Truva’dan İtalya’ya gelmişlerdir. Örneğin, ‘kemer’e Latince ‘balteus’ denir. Türkçedeki ‘balta’dan gelir. Etrüksler kemerlerinde balta taşırlarmış. Zaten, Etrüks dilinde Türkçe’ye benzer birçok kelime vardır. Örneğin, ‘Tarkan’. ‘Tarkan’, Etrüksçe de ‘komutan’, ‘başbuğ’ anlamına gelir. Etrüksler eski Yunan tarihçilerine göre Anadolu’dan gemilerle Mısır’a geliyor. Sonra da İtalya’ya ulaşıyorlar. Efsaneye göre Etrükslerin ‘Turan’ isimli bir tanrıçaları var. Ayrıca, Orhun anıtlarında geçen ‘Cula’ ve ‘Kendu’ kelimesi de Etrüksler tarafından kullanılmaktadır. Bunun gibi birçok kelime bulunuyor. En eski zamanlardan beri İtalyanlarla Türkler arasında yakın ilişkiler bulunmaktadır.
 
ORSAM: Romalılar tarafından kullanılan ‘dişi kurdun emzirmesi’ figürünün de Türkler ile İtalyanlar arasındaki tarihi benzerliklerden biri olarak değerlendirebilir miyiz?
 
Ermanno VISINTAINER: ‘Dişi kurdun emzirmesi’ figürü bence Truva’dan geliyor. Dişi kurt efsanesi ‘Asena’ efsanesine benziyor. İtalya’da başka bir efsaneye göre Roma’yı ikiz kardeşler olan Remo ve Romolo kurdu. Onları dişi bir kurt besledi ve yetişkin olduklarında Roma’yı kurdular. Bu efsane ‘Asena’ efsanesine çok benziyor.
 
ORSAM: Sizce söz konusu efsaneyi Türkler mi İtalyanlardan aldı yoksa İtalyanlar mı Türklerden?
 
Ermanno VISINTAINER: Kim bilir. Ama, Türkler ve İtalyanlar arasında birbirine çok yakın efsaneler var. Bu benzerliklerle ilgili birçok yazı yazdım. Bana göre eski İtalyanlar ve eski Avrupalılar Asya’dan geliyor. Avrupa’da yaşayan çok eski bir dil var. Baskça. Bu dilde Türkçe ve Moğolcaya benzer birçok kelime var. Örneğin, ‘gün’, ‘parmak’, ‘buluşmak’, ‘uzun’ gibi birçok Türkçe kelime Baskça’da bulunuyor. Bu kelimeler Latinlerden ve Germenlerden çok önce Baskça’da bulunuyordu. Basklar ve Etrüksler kesinlikle Asya’dan geliyorlar. Türkçe ve Baskça arasında dil açısından birçok benzerlik bulunuyor. Örneğin, Türkçedeki eklerle Baskçadaki ekler de çok benziyor. ‘Ev, eve, evin’ gibi.
 
ORSAM: O zaman Sibirya’dan başlayıp, Asya’ya ve Avrupa’ya uzanan bir süreç var. Efsanelerde bu sayede dönüşerek gelmiş. Basklarda da aynı tip efsaneler var mı?
 
Ermanno VISINTAINER: Bildiğim kadarıyla yok. Eski Bask kültürü epeyce kadına bağlı, anaerkil bir kültürdür.
 
ORSAM: Peki, Türk ve Bask filologlar arasında ilişki bulunuyor mu?
 
Ermanno VISINTAINER: Hiç görmedim. Ama, Fransız bir araştırmacının Baskça üzerine eserinde de benim söylediklerim anlatılıyordu.
 
 

* Bu söyleşi ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat tarafından 1 Haziran 2011 Tarihinde Astana’da yapılmıştır.

Leave a Comment »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Create a free website or blog at WordPress.com.
Entries and comments feeds.

%d bloggers like this: